KORKU

Kurtuluş olsaydı kaçmak,Kolay olurmuydu insanca yaşamak.Korkularımıza düştük tutsak,Kanadı kırık kuş gibi olur mu? uçmak.Karanlığın ortasına sevgiyi, özgürlüğü yazmak,Kol kola yürümedikten sonra olur mu? yaşamak.Kırık kalemlerde,

İSTERSİN.

Düşünmek istersin,düşünemezsin.Sevmek istersin,sevemezsin,Görmek istersin,göremezsin.Ağlamak istersin,ağlayamazın.Sormak istersin,soramazsın.Koşmak istersin,koşamazsın.Anlatmak istersin,anlatamazsın.Elini tutmak istersin,tutamazsın.Kahkaha atmak istersin,atamazsın.Kısacası dostum kısacası,düşlerinde kurduğun bir dünya,arasanda bulamazsın.Ne satırların düştüğü kağıtlarbeyaz,Mevsimler ne bahar, ne de

OLUR YA

Olur ya bir gün,bir kadın sorarsa beni sana,kızma, horlama onu anla.Anlat benim özlemlerimi, hasretlerimi,kimseyi onun kadar sevmediğimi.Pencere önünde onu bekledim,kaç bayram geçti bilmedim.Kanadı kırık kuş

SOLMUŞ FOTOĞRAFLAR.

Elimde solmuş fotoğraflar,Ayrı ayrı canlı ve donuk bakışlar.Birden canlanıyor anılar,Yüreğim param parça dostlar. Fotoğraflarda arıyorum kuşları,Gökyüzünde asılı yıldızları.Gülen gözlü çocukları,Çocuğu koynunda anaları. Bilmezdim fotoğrafların dili

ÖZLEDİM.

ÖZLEDİM: Üstüm başım kir içinde,Gözyaşlarım düşerken göğsüme,Başımı kaldırıp baktığımda mavi gökyüzüne,Kuşların kanat seslerini özledim. Her sabah, her sabah uyandığımda,Kapının çalan zilini, vuran çıngırağın,İşte ben geldim

ANA KOKUSU

Kokuların en güzelidir ana kokusu,Yetimlerin yüreğine çöker anasızlık korkusu,Her gece çaldığında yurtta yat borusu,Ana gibi yastıklara sarılırlar doğrusu. Boyun eğdiler yazılan kader yazısına,Hüzünle bakarlar pencerelere,

BİRLİKTE

Ellerimizi kaldıralım gökyüzüne,Bakalım yıldızlara, güneşe.İnsan olan kırdırır mı kardeşi kardeşe,Sevgiyi, mutluluğu doldur yüreğine. Yalnızlıklar, acılar, saklanıyor gecede,Martılar uçuyor özgürce denizin üstünde.Vurmayın uçurtmayı, ağlatmayın çocukları,Birlikte saralım

KİMDİ

Ekmeği, suyu, havayı,Paylaşmak zor mu söyle insanlık.Hani hepimiz bu dünyanın insanıydık,Acıları, çileyi, açlığı neden paylaşmadık. Ekmeğe, suya, havaya karışmış,Nefret ve kin tohumlarıyla kavrulmuş.Yokluluğu, acıyı koynumuza

Karanlık çökmüş karabasan gibi şehrin üstüne,Gözlerinin feri sönmüş bir çocuk var köşede.Çelimsiz bedeni, açlıktan kemikleri belli,Nereden geldi, nasıl yaşadı kimse bilmedi. Dağ yığını gibi çöp