Karanlık çökmüş karabasan gibi şehrin üstüne,
Gözlerinin feri sönmüş bir çocuk var köşede.
Çelimsiz bedeni, açlıktan kemikleri belli,
Nereden geldi, nasıl yaşadı kimse bilmedi.

Dağ yığını gibi çöp bidonlarının hepsi,
Aç karnını doyurmak için ekmek arıyordu belli.
Dudakları çatlamış, yüreğinde sönmeyen yangın,
Doğduğu hayata küsmüş dargın mı dargın.

Gözlerini eğdi, boynunu bükerek yürüdü yollarda,
Çöp bidonları umudu oldu karnı doyacaktı ara sıra.
Burnunun direkleri sızladı sıcak yemek kokularında,
Kimseye belli etmedi açlığını onuru uğruna.

Hasret kalmıştı evlerden yükselen kahkahalara,
Okkalı bir küfür savurdu yazılan kara yazıya.
Yıllarca bulamadı sorduğu sorulara yanıt,
Ne zaman bitecek anasızlık ve açlık.

Gecenin karanlığında yıldızlarla baş başa,
Kadersizliğini yaşadı sigaranın dumanında.
Dumanlar savruldu yükseldi gök yüzüne,
Boyun eğmedi hakkında yazılan kaderine.

Karanlık sakladı çökük bedenini, göz yaşlarını,
Yüreğinin içine attı yaşadığı acıları ve yokluklarını.
Rüzgarlar eşlik etti söylediği hüzünlü şarkılara,
Yorgunluk ve kan toplandı çıplak ayaklarına.

Bitmesin istedi gece, kaybolmasın yıldızlar,
Yalnızlığına yıldızlar arkadaş oldular.
Şehrin her yerinde duyuldu haykırışları,
Kimse bilmedi çocuğun yaşadıklarını.

22.05.2016 Ankara.

By atatürkcüsabo

Ben 1956 doğumluyum. Emekli Hava Astsubayıyım. Ankara'da yaşıyorum. Saygılarımla.

Bir Cevap Yazın