Duydum ki gardaşım ahvalın berbat imiş / El sözüne kanma seni anlayacak yine gardaş imiş

*

Tut elimden bırakma beni / Şu ömrümün son dönemi / Veda vakti, değil belli / Tut elimden bırakma beni

*

İstersen anlamak kolay lakin anlatmak zor / Hele birde anlat anlat anlaşılmazsa / Yüreğinde oluşur bir tutam kor / Söndürmek mi, o işte birazcık zor

*

Ehli tevekkül bir kimse idi / Olmazsa da oluversin derdi / Bak Mevla ne nimetler verdi / Kimin aklına gelirdi?

*

Bak dostum bunu bir yere yaz / Namaza niyaza eyleme naz / Sonra takatin tükenir, hiç kalmaz / Yaptığın hesaplarda yerini bulmaz / Bul artık bulabilirsen, kıl kılabilirsen / Bedeli ağır olur, namaz da eksiksen

*

Her aile de vardır bir hamal / Hamallık ki, rütbe yok dedikodu var / Sonuç mu? Dünya da zarar, ahirette kar

*

Bırak gönüller geniş olsun, sokaklar dar / Gönüller dar olduktan sonra / Sokaklar geniş olmuş neye yarar

*

Açtım kollarımı yöneldim sana / Ne kadar hoşgörü varsa getir bana / Çünkü bitiyor tükeniyor zamanla / Anlasana, anlasana, anlasana

*

Edepten erkândan olduk beri / Takmıyor kimse artık kimseyi / Ne olacak dersen, bu neslin hali / Bir şey olmaz, yeter bize vebali

*

Merhumu sağlığında hiç düşünmedi / Ölünce de övmeye üşenmedi

*

…sanırdım ki değer? /…gördüm, değmezmiş meğer /… her yeni gün tecrübeye gider / Bunu da ister yaz, istersen siliver / Bizden geçti, sen kulağına küpe ediver

*

Ve dedi / Eyledi sukut / Birazcık umut / Birden kesildi / Gelmedi gerisi / Galiba içindeydi / Dertlerinin hepsi / Belli ki hiç yok tedavisi / Sormak boşuna o zaman / Acil derman isteyen hangisi?

*

Ne ölüm durur ne de düğün / Ayrı bir hüzündür, ikisi bir araya geldiği gün

*

Hiç hesapta yok iken geldi / Gönül dünyamı deldi /

Acı hüzün gözyaşı verdi / Çek çekebilirsen / Deme daha erken / Ecel gizli iken

*

Şu hayatta ne anlata bildi / Ne anlaşıla bildi, sırlı bir kutu idi / Kabre öyle girdi

*

SORMA

Sorma ne haldeyim?

Sanma ki bıraktığın yerdeyim

Bak, ağardı saçlar, titriyor eller

Hayret ediyor geçmişimi bilenler

Bu yükü taşımıyor artık ayaklar

Ya kiraz dudaklar, o al yanaklar

Bir hiç oldu… Evet, bir hiç oldu

Ben şimdi son demdeyim

Belli ki, Azrail’in önündeyim

…………………….,,

Ya sen, ne haldesin?

Bir ara duymuştum,

Huzur evindeymişsin

Ziyaretine gelen dostlarına

Ne olur söyleyin evlatlarıma

Huzurum kalmadı huzur evinde

Beni götürsünler artık evlerine

Demişsin

Her şeye rağmen ’Allah var gam yok’ Koca Çınar

Kendine iyi bak, senin gibi insan bu memlekette az var

Keşke görüşebilsek de birazcık edebilsek hasbihal

Belki gam keder birazcık rahatlar

Haydi, hoşça kal, Koca Çınar

By MAHİR ODABAŞI

1966 yılında Çorum ili Osmancık ilçesi Seki Köyünde doğdu. İlkokula köyünde başlayıp daha sonra Ankara Çankaya Mithatpaşa İlkokulundan 1977 yılında mezun oldu. 1985 yılında Kargı ilçesinde memuriyete başlayıp sırayla Osmancık ve Mecitözü ilçelerinde 2001 yılına kadar görev yaptı. 1990 yılında İşletme Fakültesini bitirdi. 1991 1992 yılında Ankara Mamak Muhabere Okulunda kısa dönem olarak vatani görevini yaptı. 1990 - 2000 yılları arası çeşitli ilköğretim ve liselerde dışardan İngilizce ve İlk Yardım derslerine girdi. 2001 yılında açılan Sivil Savunma Uzmanlığı sınavını kazanarak Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğünde göreve başladı. 2019 yılında, ikinci üniversite olarak Atatürk Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Okulunu bitirdi ve C sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı belgesini aldı. Halen İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Sivil Savunma Uzmanı olarak görev yapmakta olup, evli ve 2 İlköğretim Matematik Öğretmeni babasıdır.

Bir Cevap Yazın