GÖNÜL ARASINDA KURUTTUĞUM PORTAKAL ÇİÇEĞİM

Gönül arasında kuruttuğum akasyamla söyleştik bugün.
Takılıp ayağım düşünce,
İçimi sarınca bir düşünce,
Ne zaman bir sızı sarsa içimi ince ince,
Kendimi özlediğimi hissedince
Yıllar önce kurutup sakladığım o eski defterleri açarım.
Yeniden giderim hayata sıfırdan başladığım,
İlk defa kendi başıma gittiğim o ilk yere,
İlk seçim hakkımı kullandığım,
Bir bilinmezi seçtiğim o günlere…

Okul yolumda bir akasya ağacı vardı.
Kocaman gövdesi, güçlü dalları aklımı alırdı.
Hele baharda mis kokan çiçekler açtı mı
İçim huzur dolardı.
O bilinmez içinde güç bulurdum varlığından,
Yanında da sevimli bir portakal ağacı.
Çiçekleri çoktan açıp çoktan solmuş, meyvesini vermiştir şimdi.
Biliyorum daha vakti var,
Belki de yeniden hazırlanıyor kokmaya portakal çiçekleri.

Portakal çiçeklerinin yere düşenlerini toplardık.
Önce düşenler solardı da sonradan düşenleri seçerdik bir bir.
Bir elimizde iğne, bir elimizde iplik
Portakal çiçeklerini ipe dizerdik.
Şimdi olsa “tasarım” derdik,
Elimizle yaptığımız kolyemizi boynumuza takıp gezerdik.
Bembeyaz narin çiçeğinin
Sağlamdı, sertti, dayanıklıydı yaprakları.
Dokununca elimizi boyardı sarı rengin
İçten gelen boyaları.
Hâlâ elimde dokusu,
Hâlâ burnumda kokusu,
Hâlâ gönlümde tortusu.

Eskiden sevdiğim çiçekleri koparır,
En kalın kitabımın arasında düzgünce kuruturdum.
Her kitabımın arasında bir çiçek:
Hanımeli, kasımpatı, akasya, karanfil,
En çok da gül, renk renk gül.
Kopartan olsam da
Artık koparmıyorum sevdiğim çiçekleri, koparamıyorum
Tam açmak üzereyken, tomurcukken koparıldığımdan beri.
Ölmeden öldüğüm,
Diri diri gömüldüğüm,
Dalından koparılmanın can yakan acı tadına baktığımdan beri.

Kitap arasında kurutup unuttuğum çiçekler çıkar bazen karşıma,
Kendini hatırlatan bu karşılaşma yüzümde bir tebessüme yeter de artar;
fakat gönül arasında kuruttuğum çiçeklere ben gider bakarım.
Ben açarım eski defterleri, ben çıkarırım ortaya,
Kitap arasında kurutulan güller mutlu eder insanı da
Bu, öyle böyle değil.
İyi ki derim,
İyi ki yine topladım portakal çiçeğimi.
Boyasa da yine sarı rengi ellerimi.
İyi ki yine kokladım portakal çiçeğimi.
İyi ki gönül arasında kuruttuğum çiçekler dermişim,
İyi ki gönül arasında kuruttuğum çiçekler için ömür vermişim.

İyi ki portakal çiçeğimin kokusunu gönlüme serpmişim.

   Hamiyet Su Kopartan ✍️
           24.01.2023

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: