Ahlak anlayışını edebi kurgu içinde ele alan Tolstoy’un okuduğum en iyi öykü kitaplarından birine imza atmış olduğunu söyleyebilirim. Rus edebiyatının en iyi ismi olmakla kalmayıp kitaplarının popülerliğini ülkemizde de koruyor olması, beğenilmesinden değil, Oğuz Atay gibi popüler kültürün de bir kurbanı olduğunu rahatça söylemek mümkün. Aldırmayıp zevkle okuyanlardan olduğum için kısa bir anlatımla değerlendirmek istedim. Aç gözlülük, doyumsuzluk ve sevginin kalemini sağlam tutup kitabını dünyaya sunmuş olan Tolstoy, bir kaç kısa öyküyle ders vermek ister gibi yazdığı bu eserini severek okudum. Bir çok konuyu ele almış; sonuçları pek şaşırtıcı olmasa da kalıplaşmış aşk konuları gibi kabak tadı bırakan kitap olmamış. Sadece tahminden öteye gidebilmek için yaşamak lazım öyle değil mi? O halde biraz öykülerin konu başlıklarından bahsedelim. İnsanlar doyumsuzdur. Neye sahip olurlarsa daha fazlasını isterler bu kitapta bunu rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz hoş artık gözlem için kitaplara pek gerek kalmıyor. Elindekiyle yetinmek belli başlı insanlara özel bir yetenektir ya da zorda kalan her insan… bir öyküsünde elindekilerle yetinemeyen insanlarla, bir diğer öyküsünde elindekiyle yetinip elini bir insana uzatan insanın hikayesini konu almış. Elinde olmayıp kendinden önce başkasına yardım etmek her yiğidin harcı değildir. Kendini bırakıp başkasını omuzlanmak yürek ister. İşte Tolstoy o yürekli insanlardan bahsetmiş. Simon adlı kahramanımızın yardım sever olması, kendisine uzatılan eli tutup aradığı sevgi, saygı, yalnızlığın Allah’a mahsus olması ve ölümün kaçınılmaz olmasını anlayan Michael, neyi yaşaması gerektiğini bilmeyen kralı, doyumsuz olup hayatından vazgeçen Pohem, iki komşunun zavallı hikayesi sizin de sorularınıza cevap olabilir. Çünkü Tolstoy sadece yazar değil aynı zamanda kendini insan hayatına adamış bir filozoftur. Kendi sorularına cevap arayan Tolstoy, düşüncelerini bir kitapla bize aktardığı için şanslı toplumlardan oluşuyoruz. Lakin popüler kültüre esir ettiğiniz bu kitapları insanlardan soğutmayın çünkü bahsedilmeyi değil okunmayı hakediyorlar. O soruların cevapları sadece o hikayedeki kahramanların değil aynı zamanda yaşayan tüm insanların ilgi alanı. İnsan neyle yaşar? Sevgiyle ve saygıyla yaşar, insan geçmişini bir fener olarak kullanıp bugününe ışık tutar ve anı yaşar ki biz buna tecrübe diyoruz, insanlar insanlar için yaşar ve yalnızlık her zaman sağlıklı değildir ve sağlık konusuna gelmişken, para için, kazanç için sağlığınızdan olmayın çünkü Eflatun’ un dediği gibi; Eflatun’a sormuşlar: ” İnsanoğlunun hangi davranışları sizi çok şaşırtır? Eflatun sıralamış: – Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler; ne var ki çocukluklarını özlerler. – Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler; ama sağlıklarını geri almak için de para dökerler. – Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar; ancak hiç yaşamamış gibi ölürler. Kitabın incelemesini sonlandırıp eleştiri ve ilginiz için şimdiden teşekkür ederim. Kitabı tavsiye ediyorum ki sorularınıza cevap bulun ve iyi okumalar diliyorum.

E- KİTAP : 👇🏻

Sevgilerimle…

Sultangül AYYILDIZ

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: