Toplumda temel afet bilincinin gelişmesi açısından bilgi mi önemli, yoksa ilgi mi? diye bir soru sorulacak olursa cevabımız acaba ne olurdu? Sizleri bilmem amma benim cevabım önce ilgi olurdu. Zira birkaç tane üniversite bitiren, beş altı tane yabancı dil bilen, bilgi noktasında zirvede olan ancak ilgi ve konuyu önemseme açısından aynı duyarlığı gösteremediği için depremlerde, yangınlarda, yıldırım düşmelerinde, trafik kazalarında zarar görmüş veya bedelini canıyla ödemiş nice insanlar tanırız. O halde, tek taraflı olarak bilgi yetmiyor, onu tetikleyecek, gerekli hassasiyeti gösterecek veya başka bir ifade ile araca binmeden etrafını kontrol ettirecek, binince kontağı çalıştırmadan emniyet kemerini taktıracak ilgi gerekiyor.

 

            Bizler gibi orta yaş gruplarının öğrencilik yıllarında bilgiye ulaşmak o kadar da kolay değildi. Zira bunun için kütüphanelerde kitap aramamız gerekiyordu. Aradığımız çoğu kitapları da bulamıyorduk. Diğer taraftan sivil savunma meslek memurluğuna başladığım yıllarda, mesleki konularda kendimi geliştirebilmek adına ilçe kaymakamlığına gelen, bazen kapağı açılmadan dolaplara atılan dergileri merakla okumaya, ilgili olan bilgileri not almaya çalışıyordum. Şimdi bilgiye ulaşma yolları çok kolaylaştı. Bir tuşa dokunmakla binlerce bilgi ekrana geliyor. Gelmesi kolayda depremlerde, yangınlarda, zehirlenmelerde, trafik kazalarında vb. bilinçli hareket etmemizi sağlayacak o tuşa dokunmak pekte kolay değil. İş yerlerinde, evlerimizde saatlerce internetin başında vakit geçiren çocuklarımıza, eşlerimize ve en önemlisi kendimize isterseniz şu soruları soralım.(Tabi bu noktada bilgi sahibi olanlara haksızlık yapmayalım onlar muaftır) Bakalım ne cevap alacağız.

 

  1. Hiç, deprem öncesi, anı ve sonrasında yapılması gereken hususlarla ilgili bilgilere ulaşmak için tıkladınız mı?
  2. Hiç, yangın öncesi, anı ve sonrasında yapılması gereken (yangın söndürme cihazlarının doğru kullanımı) hususlarla ilgili bilgilere ulaşmak için tıkladınız mı?
  3. Hiç, ev kazaları ve korunma yolları konularında dikkat edilmesi gereken uyarı bilgilerine ulaşabilmek için tıkladınız mı?
  4. Hiç, trafik kazalarında bilinçli hareket edebilme adına gerekli olan uyarı bilgilerine ulaşabilmek için tıkladınız mı?
  5. Hiç, doğumdan ölüme kadar hayatımızın her safhasında lazım olacak olan doğru ilkyardım bilgilerine ulaşabilmek için tıkladınız mı?
  6. Hiç, olası savaşlarda NBC etkisinden en az zararla kurtulabilmek için temel ihtiyaç olan, ikaz-alarm işaretlerini doğru öğrenebilmek adına tıkladınız mı?
  7. Hiç, sel, çığ, yıldırım düşmesi gibi felaketlerde bilinçli hareket edebilmek adına lazım olan bilgilere ulaşmak için tıkladınız mı?
  8. Hiç, üç tarafı denizlerle çevrili, akabinde nehirler, barajlar ve göletler olan ülkemizde kendimizin ve çocuklarımızın boğulma tehlikesine karşı alınması gereken bilgilere ulaşabilmek için tıkladınız mı?
  9. Hiç, soba, şofben, doğalgaz zehirlenmelerinden korunmak için olmazsa olmazlardan olan uyarıları öğrenmek adına tıkladınız mı?
  10. Hiç, caddelerde, sokaklarda çoluk çocuğumuzla yürürken karşılaşabileceğimiz, beklenmedik kazalara karşı nasıl uyanık olmalıyız noktasındaki uyarılara ulaşabilmek için tıkladınız mı?

 

             İnternetle iştigal eden değerli okuyucu dostlar,

             Bu sorulardan en az 5 tanesine ‘’evet’’ cevabı verebiliyorsanız, kendimi, ailemi, çevremdeki insanları (eften püften tabir edilen kazalarda kaybetmemek için)  seviyorum. Olası doğal veya insan eliyle meydana gelebilecek afetlere karşı duyarlıyım demektir. Şayet sorulara vereceğiniz hayır cevabı 10 tane ise, esas fay hattı sizin evden geçiyor demektir. Bunun için sizler ve sevdikleriniz, eften püften tabir edilen kazalarla karşılaşmaya Allah korusun maddi manevi bedel ödemeye namzettir diye üzülüyorum.

 

             ‘Almayın sadece deneyin, eğer işe yaramazsa bize söyleyin’ (steil)  sırrınca, mal ve can kaybını en aza indirmeye yönelik bu tür eğitimlere, konferanslara mutlaka katılalım. Unutmayınız ki, sizler takip eder, talep ederse tüm meslektaşlarımız özveriyle hizmetinizde olur. Bu bazen okullarda velilere, (bu noktada belediyemiz aile eğitim merkezini tebrik ediyorum) bazen fabrikada çalışanlara, bazen kahvane de oturanlara, bazen apartman toplantısında bulunanlara olur.

 

               Şayet vaktiniz yoksa (!) bu konularla ilgili videoları, sunuları, makaleleri bizlerden veya ilgili kurumlarda alıp, evinizde ailenizle izleyebilirsiniz.

 

               Özetin özeti : ‘İnsan bir şeyi istemeye dursun, hiçbir şey erişilemeyecek kadar yüksekte değildir.’ (Anderson)

            *

HATIRLATMA: 50 yılın birikimi olan, 666 adet farklı nasihatin yer aldığı ‘’Mahirane Söylemler’’ kitabımı mutlaka okumanızı ve evlatlarınıza okutmanızı samimi olarak tavsiye ediyorum.  Yukarıdaki telefondan iletişime geçerek benden imzalı olarak / Emin Kırtasiye ’den / Osmancık’ta ise Hilal Kırtasiyeden temin edebilirsiniz.

 

By MAHİR ODABAŞI

1966 yılında Çorum ili Osmancık ilçesi Seki Köyünde doğdu. İlkokula köyünde başlayıp daha sonra Ankara Çankaya Mithatpaşa İlkokulundan 1977 yılında mezun oldu. 1985 yılında Kargı ilçesinde memuriyete başlayıp sırayla Osmancık ve Mecitözü ilçelerinde 2001 yılına kadar görev yaptı. 1990 yılında İşletme Fakültesini bitirdi. 1991 1992 yılında Ankara Mamak Muhabere Okulunda kısa dönem olarak vatani görevini yaptı. 1990 - 2000 yılları arası çeşitli ilköğretim ve liselerde dışardan İngilizce ve İlk Yardım derslerine girdi. 2001 yılında açılan Sivil Savunma Uzmanlığı sınavını kazanarak Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğünde göreve başladı. 2019 yılında, ikinci üniversite olarak Atatürk Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Okulunu bitirdi ve C sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı belgesini aldı. Halen İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Sivil Savunma Uzmanı olarak görev yapmakta olup, evli ve 2 İlköğretim Matematik Öğretmeni babasıdır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: