Şimdi bu şehirde bir kişi eksik
Bir kişi fazla
Umudu pekiştirmiş bir kül yığını
Bilirsiniz yangından geriye kül kalır
Aksini düşünmüşte becerememiş bir köylü
Eskiye vurgun damarları
Yeniden yaşamış ama kalamamış buralarda
Mazideki şarkısının ezgileri düşüyor aklına
Hece hece yıkılıyor yokuşları
Zindan gibi kalın duvarları
Kalbinin labirentinde kaybolmaktı tek duası
Yok oluş böyle başlamıyor mu
Varlıktan yokluğa gitmiyor mu
Her şey bu iki çizgide ilerliyor
Kaşlarımdan düşen düşmekte olan karları alelade topluyorum
Ki görünmesin kalabalığım
Sevinmesin yaşama dayatılan kalın kitapların her satırları
İçimdeki bu deprem büyük uçurum
Karşıdan görünen görülen o ki hiç bilinmemiş
Karanlığı güneşinden büyük
İçinde umulmadık bir yük
Keskin sözleriyle gidişi bol
Gelişi imkansız bir yol
Derken ömür geçiyor anlamaksızın
O zaman biz özlemi odun ateşinde yaktık
Kendimizi bir nehir kenarında yürürken soluduğumuz kavayla barış anlaşması imzalamışken bulduk
Şimdi bu şehir
Şimdi bu şehirde bir kişi eksik bir kişi fazla…

Fatmanur Nartekin✓

Reklamlar

By gecenin peşinde yolcu

Buzun susayan dağı... Çölün üşüyen sıcağı...

2 thoughts on “Eksik ve Fazla…”

Bir Cevap Yazın