söylenmemiş sözlerin ağırlığı,

ayaklarımda prangalar gibi,

ardım sıra gölgenin gölgesi,

yüreğimin fırtınası,

iki kaynar , bir taşar,

ileğenlerce kirli çamaşır,

ne kol,

ne ayak,

ne tatlı çocuk,

ellerine kollarına değmiş,

rengi, rengine bağırır,

hangisine el vursam,

suyu seli boğar,

hangisini silkelesem,

içimde zelzeler,

hangisine bir mandal taksam,

anne , anne sesleri,

işte deprem,

işte demir de dövülen ciğer,

işte harcında karılan yürek,

işte meydan,

işte enkaz,

bu kaçıncı ,

yaralı çıkışım,

bu kaçıncı,

umarsız bekleyiş,

senede pılısını pırtısını toplayıp,

yol alıyor,

tüm ağırlıklarını söylenmemiş sözlere,

bıraka bıraka…

kirli çamaşırları ileğenlere ,

doldura doldura…

Sibel Karagöz

Bir Cevap Yazın