Soğuk bir kış günü sobanın etrafında toplanmış anamın kestaneyi özenle çizmesine takılmıştım sanat eseri gibi
Tek tek eline alıp çiziyordu bardağın sıcaklığı sarıyor içimi babamla amcamın sohbetini dinliyorum ülkenin gidişatından bahşediyorlar pahalılıktan ipin kumaşın el yaktığından dem vuruyorlar artık eskisi kadar iş gelmediğini sadece eskiyenlerin tamiri yada ufak tefek tadilat yetiremiyorum diyor çırağa bile ödeme yapamıyorum
Mecburen işten çıkaracağım.Düşünüyorum diyor çocuklar küçük bir tanesi de yolda terzilikle köy yerinde olmuyor.Tarla tapanda yok ne yedireyim çoçuklara
Amcam düşünelim diyor
Sorup soruşturup bir hal çaresi düşünelim.
Tam bu esnada annem geliyor elinde sıcak sıcak kestanelerle konuşma bölünüyor kestaneler el yakıyor annem kardeşimle bana soyup soyup veriyor
Bu hatırladığım en güzel anı belki annem ve babamla tek aklımda kalan şimdi ne zaman kestane görsem o gün dün gibi aklıma geliyor…
Neden derseniz kestane yediğimiz gece amcam evine gitti annem bizi yataklarımıza yatırdı rüyalara daldık sıcacık yuvamızda.
Sabah gözlerimi açtığımda evde bir sürü komşu kadın koşturuyorlar sıcak su leğen ve ne kadar sonra anlayamadığım annemin feryatları koştum Ana ana diye ama sokmadılar beni odaya öyle korkmuştuk ki sesimizi yutmuştuk.
Bir anda ses kesildi odadan çıkarken suratlarına baktım ağlıyorlardı.
Koşar adım babam geldi içeri daldı ve bağırmaya başladı hayır hayır şimdi değil şuncacık yavrularla bir başıma bırakıp gitme…
Bu son ses kulaklarımdan hala çıkmıyor…
Terzi babam çoktan göçtü gitti ama sözleri hala kulaklarımda…
Anamın ölümünden sonra babamın eli makas iğne tutmadı.
Amcam da sattı savdı evi kapattı kızkardeşimle beni yanına aldı babamda anamın arkasından göçtü gitti.
Amcam büyüttü bizi ben babamın mesleğini yapıyorum babamın yadigarı makineyle kız kardeşim evlendi şehre gitti.Bende evlendim şehre taşındım .Aradım taradım bir dükkan buldum kocaman bir tabela yaptırdım babamın en sevdiği renkten yeşil cennet rengi TERZİ HASAN yazdırdım asıldı önünde durdum köydeki aklıma geldi buna benzer bir tabelayla babamın sevinçle gelişi asıldıktan sonra elini omzuma koyup Hüseyin bak buraya iyi belle ekmek teknemiz benden sonra senin çocuklarının ekmek teknesi bak bak iyi belle sonra iğneyi eline al teğellemeye başla bu takımı muhtar istedi iki güne kalmaz gelir deyişi dün gibi aklımda.Ahh babam ahh ne vardı o kadar çabuk gidecek göreydin bu günleri elini omzuma ataydın artık gam yok oğul ekmek teknemiz var oldukça ocağımız tüter deseydin Ahh babam ahhh…
iki çoçuğum var oğluma babamın adını kızıma anamın adını verdim .Hanemde yüreğimde dükkanım da babam anam hep Varlar; var olacaklar…
Terzi Hasan derler hala bana…
Terzi Hasan oğlu Hüseyin’im oysa ki…
SİBEL KARAGÖZ

Bir Cevap Yazın