Dün akşam haberleri izliyorken haberlerde ilginç bir olayı görünce önce tam bir Karadeniz fıkrası gibi olmuş diyerek gülmeye çalıştım. sonra düşününde bu Karadeniz fıkrasının da ötesinde absürt olduğun kadar anlamsız ve olayın dışına çıkılarak abartılı bir biçimde yapılmış bir gösteri olduğunu düşündüm. Çünkü amacının dışındaydı yapılan. Trabzon halkının bir kısmının LGBT’lilere protesto ettiklerini gördüm. Eğer yazılarımı veya kitabımı okuduysanız benim fikrim malum ortada. LGBT’nin çocuklarımızın gelişiminde sıkıntılı olduğunu ve bununda psikolojik olarak çok büyük travmalara yol açacağı kanaatindeyim. Aileler çocuklarıyla birlikte dışarıda bir yemek veya bir alışverişe çıktıklarında erkek kılığında olan kadınları, kadın kılığına bürünmüş erkekleri gördüklerinde ebeveynlerini soru yağmuruna tutacakları muhakkak. ebeveynlerin öncelikle bu konuyu nasıl izah edecekleri benim açımdan merak konusu. Açıklasalar da ne açıklayacaklarını çok merak ediyorum. çocuklarına açıklama yaparken yavrum bu ablan erkek olmaya kara mı vermiş denecek. Ya da bu abileriniz kadın olmaya mı karar vermiş denilecek. tabi ki bu açıklamaların hiç mantıklı bir tarafının olma ihtimali yok. Çocuğun kafasında soru işaretiyle ergenliğe girdiğinde psikolojik yıkımla beraber yeni cinsiyet kimlik arayışına gireceği kesin diyebilirim. çünkü bu tür sapkın hareketler İçimdeki Yalnızlığım adlı eserimde de belirttiğim gibi ergenlikle beraber yeni bir kimlik yeni bir cinsel arayışa neden olacak en büyük unsur. bunu önlemenin bir tek yolu var! O da o yaşlarda ki çocukları ebeveynlerin çocuklarına belli ettirmeden her hareketiyle beraber, bugünkü teknolojinin gelişmesi sayesinde girdiği siteleri takip etmesidir. eğer çocuğunuzun hareketleri farklı şekilde seyrediyorsa o zaman yapmanızı tavsiye edeceğim en güzel çözüm yolu psikologlarla işbirliği kurmanız.

gelelim asıl yazmak istediğim mevzuya. Burada anlamakta güçlük çektiğim ve beni hayretler içerisinde bırakan konu şu; bizim en büyük değerlerimizden birisi muhakkak ki mehter takımı ve mehter marşı sembolikte olsa tarihler boyunca Osmanlı savaşa giderken yanında götürdüğü bir grup olmuşlar. Yani Osmanlı geleneğinde önemli bir saf tutmuş Mehter takımı. Dün Haberlerde Trabzon’da belli bir kesimin LGBT’yi protesto ederken Mehter takımını en ön safhaya sürerek halkını da peşinden sürmesini açıkça anlamakta büyük güçlük yaşadım. Sanırsınız ki yeniden İstanbul’umu fetih ediyoruz veya yeniden Viyana kapılarına dayandık. Veya dayandık ta bundan benim ve ülkenin haberimi yok?  Bu nedir arkadaş? Bu nasıl bir anlayıştır-ki tüm dünyanın başında olan bir sorunu protesto etmek için Mehter takımını kullanarak sokağa dökülerek Mehter takımı gibi bir kutsi görevi yapanları alet ediyorsunuz. Demekki her beğenmediğimiz bir şey olduğunda Mehter takımıyla mı sokağa döküleceğiz. Bari yapmışken kılıç kalkan ekibini de alsaydınız sözüm ona davanız tam olsaydı. Bu beğenmediğiniz ve sorunun haklı olarak bizim geleceğimiz olan nesillere zarar verdiğini düşünerek karşı bir eylem gerçekleştiriyorsunuz. Bu tabii bir haktır buna sanmıyorum kimse karşı gelsin yada tepki göstersin. Ama bu protestoyu yaparken Mehter takımı önde sizler arkada dediğim gibi harp meydanında cenk eder gibi Mehter takımını öne sürmenin nasıl bir esprisi olabilir.

Buradan bana göre çıkan sonuç şu; LGBT’lilere göz dağı vererek akılı olun yoksa sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsınız. Bizim Bizans’a yaptıklarımız ortada! Sizde rahat durmazsanız sonuçları sizin içinde iyi olmaz mı demeye getiriyorlar bilmiyorum. Belki orada bulunanların çoğuna Mehter takımının burada ne işi var diye sorulsa inanın hiç birisi mantıklı bir cevap veremeyecektir.

Böyle kutsi ve tarihe mal olmuş Türk tarihinde önemli bir yer tutan Mehter takımının b.k’tan bir iş için kullanılmasını açıkçası esefle karşılamaktayım. Gerçekten sizler bu durumu ülkemiz ve gençlerimiz için sağlıklı bulmuyorsanız devlet ve halk olarak elele vererek terapi merkezlerine yönlendirerek bunların tedavi görmesini bu illetten kurtulmaları için seferberliği o zaman sağlarsınız.

Bu insanların annesi var, babası var, kardeşleri var. Bu durumdan hepsi haberdarsa bunların devlet kanalıyla uyarılması ve kendileriyle işbirliğine girerek bu sorunu birlikte çözmek için işbirliği teklif edilebilir. Kalkıp mehter takımını öne sürerek bu tıtırı vızık bir olaya alet olmazsınız ve etmezsiniz.

Ne hikmettir anlamış değilim her şeyi uç noktada yaşıyoruz ve abartmayı çok seviyoruz. Abartılı yaşantımız yüzünden ülkede sorunlar her ne hikmetse çözüme ulaşmaktan öte gitmekte

By davutzol

İçimdeki yalnızlığım adlı kitabın yazarıyım burada sizlerle dostça paylaşımlarda bulunarak ortak noktada ve görüşte buluşmak için varım

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: