Kırk yıl önce Osmancık – Gemici Mahallesinde bakkallık yapan, kendisi köy şartlarında okuma imkanı bulamamış ama bizlerin okuması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmamış olan Zeki abimin, bir gün  benim tahtalara yazı yazdığımı görünce, arkadaşlarına ‘’ Bizim bilader kitap yazacak’’ diye biraz da gururla söylediğini duydum. Bu söylem içimde bana ilham oldu, güç verdi, sorumluluk yükledi. Belki de yıllardır basın dünyasında yer almama vesile oldu. Rabbime şükürler olsun, 40 sene sonra olsa da  ‘’Mahirane Söylemler’’ olarak kitabım okuyucularıyla buluştu. Daha ilk günlerden ilgi gördü.

 

            Aileden, izdivaca, köylerden kentlere, memuriyetten ticarete, dünyadan ahirete, iş de çalışırken işsiz kalmaya ve kolay iş bulmaya kadar içinde 666 farklı başlık bulunan, özellikle gençlere, tecrübesiz memurlara – amirlere rehber olacak olan editörlüğünü Osmancık İHL den Edebiyat öğretmenim Hamit Gök Bey’in yaptığı kitabım Gülnar yayınlarından çıktı. Seçkin sitelerden (trend yol, kitap yurdu, D&R, kitap seç, babil.com, pandora vb.) online olarak temin edilebileceği gibi, Çorum’da Emin Kırtasiye, Osmancıkta ise Hilal Kırtasiyeden temin edilebilir. Veya arzu edilirse yukarıdaki telefon numarasından benimle iletişim kurularak yazar imzalı ( Çorum içi 30 TL Çorum dışı kargo dahil 35 TL – maliyetine) olarak alınabilir.

 

Değerli Okuyucularım,

Çoğunuz beni görmeseniz de yakinen tanıyorsunuz. Çünkü yıllardır mahalli basında köşe yazarlığı yapıyorum, okullarda seminerler veriyorum. Hatta zaman zaman camilerde cuma namazı öncesi alışılmışın dışında deprem ve diğer afetleri anlatıyorum.

 

Bu bağlamda benim yazı tarzımın veya seminerlerdeki, konferanslarda ki konuşma tarzımın birazcık farklı olduğunu biliyorsunuz. Bu farklılık içinde memnuniyetinizi, gerek sohbetlerimizde gerekse arada gönderdiğiniz mesajlarınızla ifade ediyorsunuz. Bu durum da beni memnun etmekle beraber yeni sorumluluklar yüklüyor. Çünkü bu nokta da gittiğim her yerde,

— Hocam, kitabınız var mı?

— Daha henüz yok

                                                                 — Lütfen kitaplaştırınız, piyasada kitap çok ama sizin anlattığınız tarz da yok. Onun için imkân var iken bu hizmeti yapınız ki, gelecek nesiller de istifade etsin, diye temenniler geliyor. Dolaysıyla;

 

Önceliğimiz kesinlikle ticari olmadan, köylü Ahmet emminin de, şehirli Mehmet Bey’in de kolayca okuyacağı, okurken yazar ile gıyabi sohbet edeceği okunaklı – dokunaklı bir eser ortaya koymaya çalıştım. Bu eseri basıma gönderirken de kalitesinden taviz vermedim ki, okuyucu kitabı eline aldığı zaman içindeki yazı ile beraber fiziksel olarakta gönlüne dokunabilsin. Diğer taraftan kitabımı okuyan bir başhekim dostum, ‘’Hocam, okuyucularına lütfen tavsiye et. Bu kitap roman gibi bir çırpıda okunacak kitap değil. Belki üç ay, altı ay masa da kalmalı. Her cümlesi okunduktan sonra birazcık artı eksi olarak düşünülmeli. Çünkü bu yarım asırlık bir yaşanmışlığın, tecrübenin ürünüdür’’ diye tavsiye etti. Elçiye zeval olmaz niyetiyle bende sizlerle paylaşıyorum.

 

Netice olarak, bu kitap sıradan bir kitap değildir. Belki tecrübesiz bir amir okuyup ciddiye alırsa memuru ile daha iyi geçinecek veya hayata yeni atılmış bir evladımız rastgele imza atıp bu yaştan sonra size kefillik ödetmeyecek. Veyahut bunu okuyan oğulunuz kızınız -gelininiz damadınız vefasızlıktan vazgeçip bir telefon edebilecek. Doyduğu yeri sevecek ama doğduğu – atalarının mezarlarının olduğu köyünü unutmayacak. Bu örnekleri çoğaltabiliriz.

 

Gönül arzu eder ki, bu kitabı tüm dostlara hediye edebileyim. Ama ‘’Gönlümüz hoş ve cömert / Lakin bütçemiz başıma dert’’ misali şu ortamda buna imkân yok. Çünkü bu noktada geniş çevresi olan bir kardeşiniz olarak gerek Çorum gerekse Çorum dışından ‘’Hocam, bize de gönder de, okuyalım. Bize ne zaman hediye edeceksin!’’ diye çok mesaj geliyor. Hatta arada gönül koyanlar bile oluyor.

 

Bir çorba parası okuyucuya dokunmaz ama 100-200 çorba parası herkese dokunur. Hatta bir daha o lokantanın önünden ömrübillah geçmez. Diğer taraftan devam eden ikinci, üçüncü eserimizin çıkması birinci esere olan desteğe bağlıdır. Bu noktada,

 

Hiçbir okurumun, dostumun, mesai arkadaşımın gönül koymamasını hatta imkânlar oranında kitabı alarak okumasını, memnun kalırsa mutlaka çevresine tavsiye ederek gelecek kitaplarım için katkı sağlamasını arzu ediyorum.

Reklamlar

By MAHİR ODABAŞI

1966 yılında Çorum ili Osmancık ilçesi Seki Köyünde doğdu. İlkokula köyünde başlayıp daha sonra Ankara Çankaya Mithatpaşa İlkokulundan 1977 yılında mezun oldu. 1985 yılında Kargı ilçesinde memuriyete başlayıp sırayla Osmancık ve Mecitözü ilçelerinde 2001 yılına kadar görev yaptı. 1990 yılında İşletme Fakültesini bitirdi. 1991 1992 yılında Ankara Mamak Muhabere Okulunda kısa dönem olarak vatani görevini yaptı. 1990 - 2000 yılları arası çeşitli ilköğretim ve liselerde dışardan İngilizce ve İlk Yardım derslerine girdi. 2001 yılında açılan Sivil Savunma Uzmanlığı sınavını kazanarak Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğünde göreve başladı. 2019 yılında, ikinci üniversite olarak Atatürk Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Okulunu bitirdi ve C sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı belgesini aldı. Halen İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Sivil Savunma Uzmanı olarak görev yapmakta olup, evli ve 2 İlköğretim Matematik Öğretmeni babasıdır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: