bir gün aydınlığında, ahlar yol alıyor,

şöyle etrafıma bakıyorum, öyle içli içli,

kocaman bir dolap, kocaman iki şifonyer, ayna ve önü, iki baş ucu çekmecesi, bir bilgisayar masası,

ve üstleri yıkıldı yıkılacak,

birden aklıma geliyor bir de baza var,

yatıyor bütün umutlarım, hayallerim,

bir ben dahil değilim,

bütün düş’lerin dışında, kapı mandalı gibi,

ben ölünce, kim ne yapar,

bu ardımda kalan ,

kullanılmayan hayallerin toz pembesinde,

ev ağlar, eşyalar unutulmuş bir ağıt yakar,

düşündüm, ne kadar gereksiz,

ne kadar boş, tuval üzerinde,

pembe dökülür, ağı kalır,

tıpkı ben gibi, yaşamak değmez,

belki de unutulmuşluk,

bu kadar ağrıyor,

acıtıyor, yüreğimin en derininde,

sonra odada gezen gözlerimi , sürüye sürüye çıktım, günaydını es geçerek…

Sibel Karagöz

#sibelkaragözşiirleri

#sibel_karagoz

Reklamlar

By syblll

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: