Kelime anlamı”gerçek, gerçeklik” olan realite, aslında bizim ne kadar gerçeğimiz? Bu realiteler kime göre neye göre oluşuyor? Realite’nin ölçütlerini belirleyen şey ya da şeyler neler? Bu ölçütler değişebilir mi?
Belli bir kurallar çerçevesinde yaşamaya alıştırıldık. Önce kurallar konuldu sonra bu kurallara uyulma zorunluluğu getirildi. Belli bir kısmın oluşturduğu bu kurallara göre yaşamayanlar ya korkuyla bastırıldı ya da oyun dışı edildi. Nasıl düşünmemiz gerektiğine, neler hayal edeceğimize neleri yapıp yapamayacağımıza hep başkaları tarafından karar verildi. Hepimizi belli bir düzen içine koyup, kurallarımız bunlar, bu kurallara göre yaşayacaksınız ve bunlar bizim realitemiz; değişmez, değiştirilemez denildi. Bunlar dışında herşey ancak hayalde olur, bu şekilde bilinçaltımıza empoze edildi. Öyle bir yerleşti ki bu düşünce bilinçaltımıza, nesiller boyu genler gibi aktarılıp durdu. Böylece her gelen nesil konfor alanı oluşturdu kendine ve bu konfor alanını terketmeye cesaret edemediği için realite denen kalıplaşmış kurallara sığınıp durdu. Kurduğu hayallere realitesiyle oluşturduğu duvara çarparak sadece hayalde var edip durdu tüm istek ve arzusunu…
Bunca istek ve arzuya rağmen insan neden cesaret edemiyor ki o sınırları aşmaya, bir kez olsun hiçbir şey düşünmeden adım atmaya? Kendimizin, toplumun ve de kural koyucuların çizdiği ‘realite’ sınırlarının bir kez olsun dışına çıkmayı başarabilse insan, konfor alanının dışında yaşamanın aslında o kadar da korkunç ve de zor birşey olmadığını farkedecektir.

Kalıplarımızın, duvarlarımızı yıktığımız, realitelerden uzak bir zaman diliminde buluşmak dileğiyle…

Reklamlar

By Sümeyye

Nev'i şahsına münhasır bir insan 💫

Bir Cevap Yazın