Issız köy yolunda yağmurlar yağmış,
Islanmış yapraklar kuşları saklar,
Bulutlar içinden ışıklar sızmış,
Şavkı göze yansır, geceyi haklar.

Issız köy yolunda omzunda testi,
Sonbahar yapraklar döker başına.
Yüz çevirdi poyraz, durmadan esti,
Sevdalandı rüzgar o bakışına.

Issız köy yolunda koştum ardınca,
O değil miydi ahh.. ben mi yanıldım?
Bulutlar ağlıyor inceden ince,
Göğsüme yıldırım çakıyor sandım.

Issız köy yolunda o selvi boylu,
Gönlüme yerleşmiş sessiz mi sessiz.
Aheste yürüyor tatlıca huylu,
Bakışları hayran eder nedensiz.

Issız köy yolunda söğüt’te serçe,
Çırpınarak öter, dinlen otur der?
Acep uyanır mı şafak sökünce?
Ceylan gözlü de kal gitme nolur der?

Issız köy yolunda kayboldu izi,
Zifiri karanlık doğar içine.
Kalplere ağırdan yerleşti sızı,
Çırpınış boş, acı ekler derdine.

Issız köy yolunda yalnız yürürüz,
Hüzünle baktığım çiçekli yonca,
Bıldırcını buğday yerken görürüz,
Tırpancılar türkü söyler uzunca.

Issız köy yolunda içimden geçen,
Sensizliği söyle yollar dinlesin.
Vefasız olurmuş yeminler içen,
Emircan tükenmiş yollarda sesin.
17.9.2021 Emir Şıktaş

Reklamlar

By EMİR ŞIKTAŞ

Bir ömrün sonbaharı..

Bir Cevap Yazın