Problem deyince aklımıza matematik gelir. Zira ilkokuldan itibaren çözeceğiz diye uğraşır dururuz. Bunun yanında önceden aile meclislerinde okula giden çocuklara zihinsel matematik problemi sorulur, cevabını bilip bilmemesine göre değerlendirme yapılırdı. Bu nedenle bazen anne – babamız mehleye (gece ziyaretine) gideceği zaman bize orada problem sorarlar diye gitmemek için epey direnirdik. Demek oluyor ki, insan çocukluktan itibaren problemlerle uğraşmaya, kafa yormaya çalışıyor.

            Geçenlerde bir matematik öğretmeni arkadaşla sohbet ederken konu döndü dolaştı hayatın içindeki problemlere geldi. Ve ‘’ Üstadım, matematik öğretmeni olmam nedeniyle problemleri kolayca çözüyorum. Ancak hayata dair problemler içimizde olursa öğretmenlikte pek işe yaramıyor. Doktor doktor geziyoruz, poşet poşet ilaç kullanıyoruz, yan etkileriyle vücudumuzu perişan ediyoruz ve akıbet hayat düşe kalka hayat devam ediyor.’’ diye yakınınca bende aşağıdaki şiirimi karalamaya çalıştım. Ümit ederim beğenirsiniz.

Netice olarak kitaplardaki problemleri çözmek kolay ancak beyinlerdeki problemleri çözmek o kadar da kolay değil. Çünkü lüzumlu lüzumsuz her şeyi kafaya takıyor ve durmadan dert ediniyoruz. Onun için özelde çevremizde, genelde ülkemiz veya dünyamızda ‘’Her şey var, bir şey yok. Stresteyim dostum streste’’ cümlesini dilinden düşürmeyen, ‘’Gönül isterken, kader gülermiş’’ sırrınca çözümsüz problemlerle karşılaştığında ‘’Bunda da vardır bir hikmet’’ diyemeyen insanların sayısının günden güne artarak çoğaldığını üzülerek gözlemliyoruz.

*

İlkokuldan beri matematiğim iyidir
Problem çözmeyi pekte çok severim
Gel gör ki, problem dışta değil içteyse
Çözemem, etrafında dönerim de dönerim

Hayat iki bilinmeyenli bir denklem
Birini biliyorum desem, diğerini bilemem
menfaat ön planda, kimseye de diyemem
Problem ben olunca, uğraşır da çözemem

Al sana matematikten on puanlık bir soru
İki haram mı büyük, yoksa bir helal mi?
Göster koçum kendini, çöz de gel hadi
Çözemezsin, çünkü bazen artıdan büyüktür eksi

İşte insanoğlu da bir matematik gibidir
Her olayın sonunda bir problem bulur
Çalışır, çabalar, didinir sonuç çözümsüz olur
Sonra sinir, stres zirve yapar, bocalar durur

Öyleyse gelin,
Matematik problemlerini bir kenara bırakalım
Önce içimizdeki sebepsiz problemleri çözelim
Nasıl mı? Bunda da vardır bir hayır deyiverelim
Kendimize, ailemize gereken değeri tam verelim

Çıkacak problemleri daha büyümeden bertaraf edelim
                                                             (Mahir Odabaşı)

Reklamlar

By MAHİR ODABAŞI

1966 yılında Çorum ili Osmancık ilçesi Seki Köyünde doğdu. İlkokula köyünde başlayıp daha sonra Ankara Çankaya Mithatpaşa İlkokulundan 1977 yılında mezun oldu. 1985 yılında Kargı ilçesinde memuriyete başlayıp sırayla Osmancık ve Mecitözü ilçelerinde 2001 yılına kadar görev yaptı. 1990 yılında İşletme Fakültesini bitirdi. 1991 1992 yılında Ankara Mamak Muhabere Okulunda kısa dönem olarak vatani görevini yaptı. 1990 - 2000 yılları arası çeşitli ilköğretim ve liselerde dışardan İngilizce ve İlk Yardım derslerine girdi. 2001 yılında açılan Sivil Savunma Uzmanlığı sınavını kazanarak Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğünde göreve başladı. 2019 yılında, ikinci üniversite olarak Atatürk Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Okulunu bitirdi ve C sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı belgesini aldı. Halen İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Sivil Savunma Uzmanı olarak görev yapmakta olup, evli ve 2 İlköğretim Matematik Öğretmeni babasıdır.

Bir Cevap Yazın