Şöyle bir düşünsenize…
Dünyaya gelirken birçok şeyin üstesinden geliyoruz. Bu, anne rahmine düşüp yetişkin bir birey olana kadarki zaman gibi. Ben hep seçilmiş kişiler olduğumuzu düşünüyorum. Eğer dünyaya bir geliş amacımız olmasaydı Allah neden böyle bir zahmete girerdi ki? En küçük bakteriyi düşünün… Onların bile bu hayatta bir amaçları ve var oluş nedenleri var. Hiçbir şey boşuna yaratılmadı öyle değil mi? O zaman şöyle düşünecek olursak; bu “neden yaşıyorum, değersizim, boşu boşuna yaşıyorum! ” sorularından ya da bir diğer deyişle, isyanlarından kurtulmamız gerekmez mi? Yaşamayı sevin, hayatı sevin, kendinizi sevin (kilonuzu, boyunuzu, kıvırcık veya düz saçlarınızı, vücudunuzdaki benleri, doğum lekesini, ten renginizi, tombik veya ince parmaklarınızı, olup veya olmayan organlarınızı, özellikle de kötü olduğunu düşündüğünüz her şeyinizi sevin). Yanlış duymadınız, kendinizi sevin. Çünkü hayat kendinizi sevmeye başladığınız zaman anlam kazanmaya başlıyor. Kendinizi sevdiğiniz zaman yemek yemek keyifli oluyor. Dans etmek, müzik dinlemek, giyinmek, gezmek ve hatta gülümsemek bile bir anlam kazanıyor. Kendinizle dost olun, kendinizi koruyun. Kimsenin size zarar vermesine izin vermeyin. Çünkü bizler en başından kendimize emanetiz. Kendinizi sevdiğinizde sevilirsiniz, kendinize saygı duyduğunuzda saygı görürsünüz…

Belki hayatınızda bir şeyler yolunda değildir. Belki de berbat bir hayat yaşıyorsunuzdur. Ama yine de mutlu olmak için bahaneler üretin. Pencereniz kapalıysa pencereden görünen gökyüzünü sevin, evde huzur yoksa akşam yürüyüşlerini sevin, insanlar size zarar veriyorsa hayvanları sevin… Sevmek için bir sürü bahane var. Gülmek için de… Bugün yaşadığınız kötü olan şey her ne ise ertesi gün bu duyguları unutacaksınız. Unutmayın, ertesi günler önceki günlerin merhemidir. Derler ya, zaman merhem değil. Hiç de doğru değil. Zaman melhem değilse yara bandıdır, dikiştir. Yara bandı hep mutlu eder beni. Çünkü yaraları çok estetik gösteriyor.

Söylemeden geçmek istemedim. 🙂
Son olarak (Bu söyleyeceğim hey, sen! Bu yazıyı okuyana özel.) :
Sen boşuna seçilmedin (yaratılmadın) bu evren için bir önemin ve değerin var. Yaşadığın sürece bu evren sana muhtaç. Tıpkı zincir halkasında bulunan bir halka gibisin. Parçalanmamak için bütün halkaların (evrenin) sana ihtiyacı var. Senin de kendine… Bunun için kendine güzel davran, güzel insan. 🙂

Reklamlar

By Sıla

Bir Cevap Yazın