Birer şarap yudumu dünyaya dair ne varsa dökmüşüm içime yüzümden düşen bin damla yaş gibi.

Deşer yaramı her bir anım yanıma kar kalmış anılarım olmuş hançerim zaman gibi.

Yumdum işte gözlerimi kirpiklerimden astım geceye yıldız gibi kapkarayım.

Sokak lambasına var gücüyle vurup duran sinek kadar karartmışım gözlerimin önünü.

Sarhoş eder dönen başımı suni ışıklar göstermez yolumu.

Sancır göğsümde sıkışır sonum yalpalatır bedenimi kaldırımların sökük taşı.

Yeter!

İğnesi ipliği pişman oluşlarım kanatır diker acıtır kabuk tutturur bantsız yaramı.

Aymaz sabahlar ayıltmaz açık çayımı.

Güneşin burnunda bir hüzme umut ziynetim bakışlarıma hüznüm.

Affa ihtimal her ahı unuttuğum ağıtlarımın sükutları.

Efkar davetiyesi hatırladıklarım takvimlere gün ekler zihnimde devranlar döner.

Dolunayın bağrında saklanır başlangıçlarım ölüme şafak sayar.

Yorgunum biraz tenha yolumda mevsim ayaz gibi.

Savruluyorum takılıp düşe…cek gibi tekrar ve tekrar hep maziden kalmayım.

Ayılmak bilmez çift şeritli kaldırımlarda sızıp kalmış ruhuma şekersiz kahve olur dualarım.

Niyazım odur ki uyanayım zira ölmüşüm gibi yaşamak

Ben bu diyarda kabuslardayım

Neden

Mütemadiyen

Uykusuzca

Uyumaktayım?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın