Kovarım asamla gitmez penceremden sinek gezer odamın küflü kokusu.
Hey gidi…
Başım taptaze karabiber dökerdi aşıma.
Yumak yumak kireç düşüyor şimdilerde ne çare…
Tünerim bir kanepeye dalıp gider gözlüğümden kırıp camlarını firar eden kör bakışım.
Kara bıyık altından sırıtır romatizma yüklü bulutlar.
Geçen gün komşular mavi gök sarı gelin almış dediler.
Hayırsız…
Bir ütü basmaz suratımdaki çaputa ah.
Ağırlaşmış kulağımda kemiklerimin çıtırtısı.
Ağzımdaki son değirmen taşı da öğütmez bir daneyi.
Vallahi garezinden!
Tutturmuş gider bir deprem şarkısı ellerimden.
Derken acı acı tüter güya ısınmış yemek yanığı.
Tencere derdine kim düşsün, al etmişken yağmur; feryat figan koparır dizlerimin tellalı.

Bir Cevap Yazın