“Herşeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır” Kitap; kahramanın kendi içinden sızanların engellenemez akışında oluşan sorgulamalarını içeriyor . 1.bölüm olan “Yer altı” kısmında kahraman kendini 2.bölüm “Notlar”kısmında ise yaşadıklarını anlatır. İlk bölüm monolog şeklinde ilerlerken bilgi ve ifade arasındaki farkı gerçek ve istenen şeye yönelme arasında da buluyorsunuz. Kesin olmayan kuşkuların belirsiz dalgalanmalarının dayanılmaz boşluk acısı gibi. Hayatın kurgularından gerçek tarafına doğru geçerken düş kırıklığında yazılan ön senaryo sorgulamaları ve kararsızlığın can batmasında bir insanı görüyoruz. Kendini kendi acında feda etmek suretiyle hayatta cesaretli olmak. Okurken yer yer sıkışmışlık hissi veren ama o acının dayanılmaz çekiminde kendinizi bulup kitaptan ayrı kaldığınız zamanlarda bir filme ara vermiş hissi uyandıran bir kitap. Daraltan yer ; yer altı. Yani monologların kendini sorgulamasında çıkış yolu aramaksızın kaybolması. Bir yandan suçluyor, bir yandan anlıyorsunuz karakteri. Özgüveni çok fazla oldugu icin haksız söylemlerine sucladiginiz yerler de oluyor. Ancak herkese üstten bakmanın altında yatan acılarının onu kıskıvrak yakaladığı yerde belki de yaşamak adına bir şansıydı gibi de düşünebilirsiniz okurken. Yalnızlık hissiyatının bir durumdan çok bir his olduğu kitapta aktarılıyor. Gerçek hayattan soyutlandığınız, kendinizle başbaşa kaldığınızda gerçek iç çatışmalar da görülüyor. Farklı hali ona ezikliği,huzursuzluğu sunuyorken o bu halden nefretle ve iğrenerek uzaklaşmaya çalışıyor. Liza ile konuşma bölümlerinde de acıma ve intikam alma duygularının aynı anda yaşandığı yansıtılıyor. Sinirli bir adamın korkusunu perdelemesinden dolayı sesinin yükseldiğini anlıyoruz . Ana karakterin ıstırabı, insanların onu küçük görmesi önemsememesidir. Yer altı ise bilinç altını temsil etmesiyle yazar, bir insanın iç dünyasından izlenen hayatı sayfalara aktarmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın