İçine atarsın susarsın
Sonra kendini sokağa
Sokak lambası durağı olmuş
Boğazı düğüm düğüm
Hevesleri dizili kalmış boğazında
Yağmurlar damla damla yüzündeki gözyaşlarıyla iner teninden
Yüzü eşsiz güzel
Yüzü donuk bir ayna
Kaybolmuş, bir düşte umutları
Biraz daha dursa kar yağacak siyahtan olma gece saçlarına
Kalbi, kasnağında bekleyen bir kuş gibi pencerenin
Kıpırdayacak dermanı yok
Gidecek ise yüreği
Kalsa hüzün, zincirden anahtar gibi dolanmış boynuna
Kendine de tutulmuş kaçamıyor
Düşünüyor ne düşündüğünü bilmeden
Bomboş bakışlarına tutsak
Göz pınarları sisli camlar gibi
Tüm şehir kendisine karşı
Kendisi ise dünyaya
Yüzü sokak lambasında gece doğmuş ay gibi
Sessizlik adı olmuş
Islak sokak sessizliğiyle yankılanıyor
Gecenin durgun sularında bir kayık gibi
İçi ise limanın yangın yeri
Suskunluğu, sığındığı cümlelerin incinmişliğinden
Suskunluğu sağır edici
Duymayan kulaklar için
Düşünceleri, İstanbul gibi kalabalık
Kalbi, kız kulesi kadar yalnız
Yalnızlığı can acıtıcı
Yalnızlığı içinde
Yalnızlığına uzaktan hayran
Nerde bir umut varsa tutmuş ucundan
Öyle ya da böyle
Artık yorgun, bitkin
Koşmak istediği sokağa artık yabancı
Demir bakışlı gözleri puslu
Lambanın altında buz kesmiş bedeni
Beyaz elbisesi kefeni
Kırmızı ojeleri damarlarındaki kanı
Yağmur damlaları, omuzlarını daha da ağırlaştıran
Son kez daha yaşıyor
Yaşamıyorken
Çocuksu bir saflık cılız bedeninde
Yüreği evrendeki her şeyden büyük
Göreni yok
Yalnız gibi kadın
Kadın gibi yalnız
Sessizlik kadın
Kadın hüzünlü
Sokak sisli
Sokak ıslak
Ve şimdi sokak boş
Bomboş…

Reklamlar

By seyhanhas

Dökülen harfleri tutan blog yazarı

0 thoughts on “HÜZÜNLÜ BİR KADIN”
  1. Şiirinizde bazı düzeltmeler yaparsanız gerçekten lirik bir görünüm kazanabilir… Aslında his ve düşünce dünyanızı incitmeyi istemek haddime değil elbette hatta bu benim için korkunç denilecek kadar da zor bir yorum oldu. Zira ipekten bir duygu ve meltemden bir düşünce ancak onun zerrelerine nüfuz ederek düzeltilebilir diye düşünüyorum ki sizde bir cevher olduğu bu noktada muhakkak. Bu da rikkat ve incelik ister takdir edersiniz ki… Şiiriniz serbest tarzda yazılmış. Fakat bir şair her tarzı denemeli değil midir? Belki farklı tarz şiirler yazarak kendi ruh inceliklerinizi daha derinden kavrama ve yakalama noktasına veya kabiliyetlerine erişebilirsiniz…Ruh ülkesi diyar diyar dolaşmakla ve nice engeller aşmakla keşfedilir diye düşünüyorum. Onun için siz, şiir dünyasının tılsımlı değneğini elinize geçirmek istiyorsanız Kaf dağlarından daha aşılması zor bir arayış iklimine girmelisiniz. Duygu ve düşüncesini beliğ bir uslupla topluma sunmak İnsanın kutsî bir işe baş koyduğunun en belirgin ifadesi. Bu da bazı fedakârlıklarla ancak elde edilebilir diye düşünüyorum. Sizden yorgun şakaklarınızın tempolu vuruşundan derlenmiş ümit çiçeklerine sunulmuş daha nice ızdırab ve çile yüklü şiirler bekliyorum.

    Sevgi ve selâmlarımla…

Bir Cevap Yazın