Ey oğul;

Kürsüden nutuk atmak güzeldir lakin o attığın nutuku vakti saati gelince kendin yapabilmek daha güzeldir. Çünkü çoğu insan bunu maalesef beceremez. Durum böyle olunca muhataplarına da tesiri de tam olmaz. Onun için sen, kürsüde konuştuğunu sahada uygulamaya özen göster ki, etkisi tam olsun oğul.

*

Ey oğul;
Zorda kalana vurmak yerine yanında durmak daha güzeldir. Sen, daima yanında durabilenlerden olmaya çalış oğul.

*

Ey oğul;

Kişi çoğu zaman kendi sandığı kadar değil karşı taraftan sanıldığı kadardır. Onun için beklediğin olmazsa üzülme oğul.

*

Ey oğul;

Eşe dosta, anne babaya düşkün olmak güzeldir. Lakin düşünce düşkün olabilmek daha güzeldir. Sen, düşünce çekilmek yerine yaklaşmayı hedef eyle oğul.

*

Ey oğul;

İnsan arada tutunacak dal değil ağaç gövdesi arar. Onun için ağaç gövdesi olabilecek dostlar kazanmaya çalış oğul.

*

Ey oğul;

Babanız fazla miras bırakıp ta paylaşması zor olmasa, çok kardeş olması güzeldir. Şu bir gerçek ki, miras bırakmak paylaşmaktan daha kolaydır. Miras paylaşımında kanaatkâr ol ama sakın hırslı olma oğul.

*

Ey oğul;

Beş vakit ezanı duymak, bayrağı gönlerde görmek ve zamanı gelince de vatan için özgürce ölmek büyük bir nimettir. Bu nimetin kıymetini bilmek gerekir oğul.

*

Ey oğul;

İnsandır bazen sevinir bazen de üzülür. Lakin üzüldüğüne, üzmeden üzülebilse o daha makbuldür. Sen gün gelip üzüleceğin zaman öncesinde üzmeden üzülmeye dikkat etmeye çalış oğul.

*

Ey oğul;

Unutma her el bir el-dir. El-in iyisi senin iyiliğin kadardır. İyiliğin bitti mi, el-in iyiliği biter. O halde EL-e güvenip te iyiliği bitmeyecek Öz’ü ihmal eyleme oğul.

*

Ey oğul;

Bazen bir tanıdığının daha dün gibi gençliğini hatırlarsın. Aradan zaman geçer sosyal medya da resmini görür ‘’ Ay, ne hale gelmiş!’’ dersin ve bir de bakar ki, ölüm haberini duyarsın. İşte dünya bu kadardır, kimseyi üzmeye değmez oğul.

*

Ey oğul;

Başkasından çok bekleme de ama uyanık geçinip te başkasına yükleme de. En iyi insan başkasına yük olmayan insandır oğul.

*

Ey oğul;

Ailede kimi der büyük olma,  kimi der küçük olma. Ben de derim ki, her ne olursan ol ama sakın çok düşünceli olma. Her duyduğunu cebine koyup ta kafanı yorma. Arada bir sal gitsin. Sonra salmak istersin de gitmez oğul.

*

Ey oğul;

Düğünlerde dıştan gelen kadar yerine içten gelen samimi takılar önemlidir. Takas türü ve sonra bitmeyen dedikodusu yanlıştır. Sen dıştan gelene değil içten gelene değer ver oğul

*

Ey oğul;

Eskiden ‘ sen iyi isen herkes iyi’ denirdi. Lakin günümüzde bu da delindi. Çünkü artık tek yönlü iyilik yetmiyor. Sen iyi olsan da karşı taraf bunu fark etmiyor. Sen fark edenlerden olmaya çalış oğul.

*

Ey oğul;

Günümüzde yaşlılarca en çok telaffuz edilen cümle ‘’ Can-ları sağ-olsun!’’ Peki niye böyle diyorlar hiç düşündük mü? Bu cümlenin altında tatlı bir sitem var, sen düşün ve bu cümleyi asla söyletme oğul.

*

Ey oğul;

İnsanoğlu bir garip. Etkili yetkilinin 500 km uzaktaki özel gününe iştirak eder ama saygıda kusur etmeyen gariban bir mesai arkadaşının, komşusunun 500 metre ötede ki özel gününe iştirak etmekten imtina eder. Hâlbuki birincisi yaz yağmuru gibidir gelir geçer ve kolayca kaybolur. Unutma ki, sofrasını şenlendirirsen veya acısına ortak olabilirsen unutulmayacak olan ikincisidir. Onun için imkân oldukça iştirak etmeye özen göster, kazananlardan olursun oğul.

*

Ey Oğul;

Üst_lerin alt_lara arada ikram etmesi, denk gelince hesabını ödemesi  alkışlanır. Lakin alttakilerin üstlere daima ikram (!) etmesi, hesabını ödemesi  ahirde  dedikodu ile çalkalanır. O halde alt_tan bir çay içersen, sen iki çay ikram etmeyi şiar edinmeye çalış. Çalış ki, ahirde başın dik yürüyebilesin oğul.

*

Ey oğul;

Güzellikler gizli kalmayıp hep paylaşabilseydi kötülükler kendine sığınacak yer bulamazdı. Onun için güzellikleri daima paylaşmaya çalış ki, kötülükler kendine mekân bulamasın oğul.

MAHİR ODABAŞI

Bir Cevap Yazın