Her üreye merhem, sevgi ilacı,
Sennen vazgeçmiyen anaynan, bacı,
Gardaşdı dar günde gardaş elacı,
Evin yaraşığı yare de gelsin.

Yiğit deliganlı kozda bellidi,
Asil olan insan şirin dillidi,
Şansı yar olan doğuştan ballıdı,
Garaya, beyaza, dora de gelsin.

Çalınır garmonu, tarı bu elin,
Saz ile söz ile çağırar gelin,
Toyudu gençlerin eşidin, bilin,
Payızda yetişen nara de gelsin.

Toyçuynan giderdi gelin xınası,
Ağlıyardı köçen gızın anası,
Gar yağanda keklik, gazı, sonası,
Bulağ başında dübare de gelsin.

Kış basanda yığılardığ dükkana,
Zehmi ağırıydı, çökerdi cana,
Eşihde vurardı pürseh insana,
Çaydan sanrı varsa çare de gelsin.

Mehtebe gidende bir parça fetir,
Diyerdiler uşağ, yiyersen götür,
Mellimler döyerdi, getdiyin nedir?
Yediğimiz canda yara de gelsin.

Gağam göndererdi gedin guzuya,
Bahmazıydı içimdeki sızıya,
Mellimin verdiği derse, yazıya,
Galardığ amanda dara de gelsin.

Telesirdih hol’nan, aşşığ oynadah,
Udduğumuz uşağları göğnedeh,
Uduzanda bekle bir çurgur edeh,
Ders yada tüşende zora de gelsin.

Velhasıl zoruydu yaz, kış uşağlığ,
Emircan’a zor gelerdi nahağlığ,
Kışın günü bitmez idi gonağlığ,
Yatacağ yer yohdu, hara de gelsin.
8.10.2020 Emir Şıktaş

By emircan

Bir ömrün sonbaharı..

Bir Cevap Yazın