Çaresizlik âşkın tuzu, biberi mi?
Yerince hasretin kaynar suyunda kavuran
Yerince o güzel gözlerin hülyasında cirit atan
Nedir âşk; sadece gönlün ağrıyacak vaziyete gelmesi mi yada hoşça sarhoşlaştıran mayhoş bir esrar mı?
Ve her gün ayrı bir umut

Sıkıntı, özlem gelip geçici bir hava esintisi midir yoksa karganın bile beğenmeyeceği ceviz kabuğu mu?
Hayallerde, rüyalarda hep onu düşlemek…
Yemin ederim Halil İbrahim sofrası bile bu kadar bereketli değildir
Yemin ederim dünyanın en güvenli ülkesi bu kadar güvenilir, dostane değildir.
Âşk hoş bir esrar mı yada içinden çıkılamayacak sarhoşluk
Tatlı bir ölüm döşeği, bir gülüş bin kahkaha…

Sana bir şiir yazdım karşımdaki ömrü seyre dala dala
Tadından yenmez, okusan kendini kıskanırsın
Bütün dünya şahidim olsun kendine hayran olursun
Âşıksam sen ayrı bir güzellik kazanırsın
Bu da âşk değil midir?

Uzun zamandır bir adağım var
Cenab-ı Allahtan seni dilerim
Belki cebimde 3 kuruş param yoktur
Ama bir değerle ölçülemeyecek bir kalple
Her gün bir önceki güne göre daha da alevlenen âşkımla seni istiyorum Allahtan

Uzun zamandır bir sevdam var
Sana karşı Allah’ın armağanı
Onca mükafatın eşsiz heyecanı
Adağım var, hep senin ömrünü ömrüme isterim
Canımın canananın olmasını dilerim

Evveller öncesi rüyalar ötesi peygamber göründı rüyamda
Elinde ki ömrün tam gül bahçesinde senden bir hayat vardı
Kuşların gözlerinde senin yaradılış sebebin vardı
Sümbüllerin, süsenlerin dilinde sana hasret vardı
Sana gelirken yollar firengiz doldu, ömrüm füruzan hayalim fuzulî oldu

Becerebilsem sana olan aşkımı zar zor belki kasideler anlatır
Anlatmaya ömrü yetmezse mekanı peygamberin yanı olur
Anlatabilirse o âşk Adem’e Havva’ya dost olur
Ve ben o âşkı dudaklarında yaşayabilirsem benim için bayram olur
İnan ki dünya çökse umrumda değil.

Şimdi bir iç geçirsem de karşıma çıksan
Bir demlik çayın hatrına hayalimden çıkıp sevgilim olsan
Şöyle bir iç geçirsem bütün vatanım, yerim, yordamım sen olsan
Bir gözümü açıp kapamamla kabul olan dualarım olsan
Çok şey mi istiyorum Allahtan?

Bir tatlı kulak çınlaması şairden beter Mecnun etti beni
Bir kalpten bir kalbe giderken Behlül gibi divane etti beni
Beni aldı sen etti beni, seni aldı ben etti seni
Derdimi aldı şifa etti seni, şifamı aldı merhem etti beni
Bin şükür ya rabbelalemin

Aykut Barış Çelik

Bir Cevap Yazın