gece davetsiz soluğuma doldu

aksıra ,tıksıra, hapşura

ardından çeşmesi bozuk yaralar

sızım sızım ağrımı damlattı

damlalar yamalarımı çürüttü

çürükleri elmaları kızarttı

kızıldan bir acı

yamalarımın eriyiklerinde

eriye eriye

hasrete tohum

tohuma can verdi

can çeşmesi bozuk yaramda

damlada fide

fidede ağaç

ağaçtan düşmüş

ağıtlı yoncalar,goncalar

özleme buse veren

sılaya dal sarkıtan

yamalı bohça

kimse bilmez

bilmedi

bilmeyecek

yamalık yaralarım

çiçek açtı

kokusu yele

rengi elmaya

değdi…

Sibel Karagöz

Bir Cevap Yazın