Seneler geçiyor
Her şey gibi
Ve alıp götürüyor tek tek
Ne varsa
Gençlik
Güzellik
Sağlık
Sonra ağaçlar gibi
Yapraklarım önce umutla yeşeriyor
Sonra küsüyorum
Küstüm çiçeğinin yaprağına öykünerek
Soğumuşum fırtınalı dilinden
yedi şiddetinde depremin
Richter ölçeğine göre
Tek tek döküyor
Taş üstünde taş kalmadı
Ne kadar direnirsem direneyim
Zamanı gelmiş
Engeli yok
Dökülürüm
Biraz daha savrulup
Tel tel toprağa karışırım
Tıpkı ağaçlar gibi
Vakti gelmiş Se
Göçmenin
Ağaç olsan da
İnsan olsan da
İmkanı var mı
Ayak diremenin
Tutunacak dalı olmayan ürkek serce kanatları koptu kopacak
Ben puzzlenın kaybolan parçasıyım
Ve bulamıyorum hangi puzzel parçasıyım
Devran dönüyor köksüz özsüz
toprağa karışıp
öksüz öksüz Eylül’e adanacağım
Puzzelin eksiği
Ürkek serçe…
Duvardım önünde her tehlikeye karşı
Tozum kalmadı yıkıldım
Tek bir bakışta
Hare hare yıkıldım
SİBEL KARAGÖZ 🍃🍂

Bir Cevap Yazın