YİRMİ ÜÇ YIL HESABI

Kör avcının kör elinde yay oldum
Hedefe kuruldum yirmi üç sene
Bahçede yeşerdim bağında soldum
Açmadan derildim yirmi üç sene

İçtikçe suyunu ölüme kandım
Girdikçe denize aşkından yandım
Duydukça yalanı haktan usandım
Gerçeğe darıldım yirmi üç sene

Dünden aldım gamı yarına sattım
Bal koyulmuş tasa zehirler kattım
Kâbus görmem diye gündüze yattım
Geceye sürüldüm yirmi üç sene

Doğruyu kaldırdım, yalan devirdim
Hırsızın yolunu kesip çevirdim
“Uykuları harman ettim savurdum”
Rüyada yoruldum yirmi üç sene

Günahlardan perde tuttum yüzüme
Azrail göründü mahzun gözüme
Mavzerler dayandı şu can özüme
Haksızca vuruldum yirmi üç sene

Çok bekledim dert baştan gider diye
Umdum dost hesabımı öder diye
Kalkıp cahille sohbet eder diye
Âlime kırıldım yirmi üç sene

Koyun oldun bir sürüye katıldım
Kim var? dedilerse hemen atıldım
Özgür meydanlarda esir tutuldum
Mahpusa verildim yirmi üç sene

Sözüm; haksızı deliğine tıktı
Haksızlık çoğaldıkça sözüm bıktı
Gül diye besledim engerek çıktı
Yılana sarıldım yirmi üç sene

Derdi gamı sicim ile örmüşüm
Ne ana ne baba hayrı görmüşüm
Herkesten çok ben kendime körmüşüm
Yokluğa soruldum yirmi üç sene

Âşık Kusûrî Hakka boyun eğmiş
Ayrılık denilen ne yaman şeymiş
Gurbet acısını çekmek de neymiş
Sılaya sürüldüm yirmi üç sene

Bir Cevap Yazın