Biz kırmadık mı zincirlerini dünyanın
Tabuları biz yıkmadık mı bir bir
Rahat olasınız diye dağlarda, bayırlarda,
Gece demeden, kar, yağmur demeden
Kelle koltukta nöbet tutmadık mı
Sizler için savaşmadık mı
Sizler için ölmedik mi?
Ölmedik mi ha.
Mutsuzken mutluluk dağıtmadık mı
Ölümüne dostumuzu sevmedik mi
Özgürlüğe şiirler yazıp
Mapus damında gençlik çürütmedik mi
Sizin için yıldızları topladık gökyüzünden
Boynunuza kolye yapıp asmadık mı
Sırf mutlu olasınız diye
Cayır cayır yanmadık mı
Yanmadık mı ha.
Peki sizler ne yaptınız
Kafesteki kuşumu vurdunuz
Gülümü soldurdunuz
Ateşimi söndürdünüz
Yağmurlarımı ıslattınız
Gençliğimi kararttınız
Sorgusuz sualsiz ruhumuzu astınız
Bizler genç insanlarız sizlerden çok
Bizde yürek var sizde yok
Ne anladınız bizi
Ne kıymet bilindi
Ne yaraya merhem oldunuz
Ne gözyaşı silindi
Oysa çok şey değildi istediğimiz
Sadece bir küçük tebessüm
Ve bir avuç sevgi.


Şiirbaz
30. KASIM. 2000

By şiirbaz -emre vehbi alkan

Önce anamın çığlığı yankılanmış dört duvarda. Sonra kıçıma inen tokatlarla benim çığlığım sarmış dört bir yanı. Annemin yorgun ama gülümseyen yüzünü kıskanmış melekler. Babamın telaşlı yüzünü, yeni bir can sahibi olmanın sevinciyle, canının yani annemin acıyan canının hüznünü, bir yüzünde iki duyguyu nasıl taşıdığını hiç kimse görememiş. Dişlerinin arasında parçalanan dudaklarını sadece annem fark etmiş öperken yüzünü. Bir saniyenin ne kadar da uzun olduğunu sadece babalar, babam bilirmiş ben doğarken. Doğmuşum velhasıl. İlk tokadı ebemden yemişim kıçıma. Sonra babam nakşetti avucunun izini yüzüme. Sonra amcalar. Neymiş efendim, duvarlara yazı yazmamalıymışım. Daha sonraları söküp yüreğimi göğsümden avucuna bıraktığım güzeller tokatladı beni. Hem de ne tokat. Dünya döndükçe ben batıya döndüm. Baktım ki ben büyüdükçe hayat da büyüyor, bıraktım ipin ucunu. İstemem büyük olmanın suçunu. Sonra dediler ki her şeyin bir kuralı var. Evet ama ne yaparsın; büyümek için geç kaldım, hep yüreğimden güç aldım. Kırk yıllık bir tomurcuk gibi asılı kaldım gül dalına. Eğer ben açarsam yapraklarımı, sırasını bekliyor sonbahar, biliyorum gözlerini bana dikmiş. Şişşşşt, aman ha duymasın bizi aramızda kalsın, uyandırmayın kerizi...

Bir Cevap Yazın