sokağımda tavan
binamda baca
penceremde saksı
unuturum diye
uykulara sığındım
sığınmakta talepte kaldı
sen
orada da kelepçelere
vurdun beni
gözlerinin hapsinde
geri geri yürüdüm
yeniden bize can verir gibi
önce gözlerin
gözlerimin içi
yaktı
eridim
eriyik ateşin içinden
kaçak aşk çocukları
peydahlandı
hiç doğuramadığım
adını koyamadığım
kız ve oğlan oldum
plasentayı yırtarak
geri geri  koştum
kızımla oğlumla
aradım
aradık
içim ve içimin çıplak çocukları
göğün mavisini
aşka kanat çırpan kuş kanatlarımı
gülen ağlayan narları
cıvıl cıvıl akan hayatı
düşlerimde geri geri yürüdüm
gözlerinin hapsinde
düş’tüm
yar’ın
altında kaldım
içimin boşluğunda
pencere açtım sokağın tavanına
ne zaman düş’e düşsem
ne zaman yar’ın altında kalsam
pencerem
sol’um
kanadım
sığınağım
içim ve içimin çıplak çocukları

SİBEL KARAGÖZ

Bir Cevap Yazın