Bir dağın yamacından seyrederim denizi
Dalgalar kumsala yetişmek için telaşlı
Biri var denizi taşlayan dertli ve de ağlamaklı
Ellerinde bir demet solmuş kır çiçekleri.
Oysa ben rüzgarlara gizlemiştim sevgimi
Her yıldız kaymasında sevdayı dilemiştim
İçimdeki aşkı istemiştim yani.
Nice mevsimler geçti ardı ardına
Çiçekli yorganlar diktim üşüyen bahara
Kaç gece dokundum sessiz suskunluğuma
Ay ışığına batmış yapraklarımı
Kaç kere çıkardım gün ışığına…
Ben nice mevsimler yaşadım,
Yalnız ve de kimsesiz
Hiç birine yenilmedim
Ben hep ilkbaharı bekledim yıllarca
İlkbahar; canıma can katan mevsimim
Güneşin ışıklarına tırmanarak yaşadım
Ben kaç bahar yalnızlığıma ağladım
Birini sevdim nice borandan sonra
Biliyorum oda beni sevdi
Yüreğime soktum hem de en derine
Kilitleyip yüreğimdeki sevgiyi
Anahtarını da attım maviye.
Haydi yağmur çiçekleri beni önce siz üzün
İçime dolmuşken bu kadar hüzün
Haydi ilkbahar sen kurtar beni
Çözülsün artık bu bendeki düğüm.
Bir dağın yamacından seyrederim denizi
Ve o deniz hep beni seyreder…….

ŞİİRBAZ
12.NİSAN.2006

By şiirbaz -emre vehbi alkan

Önce anamın çığlığı yankılanmış dört duvarda. Sonra kıçıma inen tokatlarla benim çığlığım sarmış dört bir yanı. Annemin yorgun ama gülümseyen yüzünü kıskanmış melekler. Babamın telaşlı yüzünü, yeni bir can sahibi olmanın sevinciyle, canının yani annemin acıyan canının hüznünü, bir yüzünde iki duyguyu nasıl taşıdığını hiç kimse görememiş. Dişlerinin arasında parçalanan dudaklarını sadece annem fark etmiş öperken yüzünü. Bir saniyenin ne kadar da uzun olduğunu sadece babalar, babam bilirmiş ben doğarken. Doğmuşum velhasıl. İlk tokadı ebemden yemişim kıçıma. Sonra babam nakşetti avucunun izini yüzüme. Sonra amcalar. Neymiş efendim, duvarlara yazı yazmamalıymışım. Daha sonraları söküp yüreğimi göğsümden avucuna bıraktığım güzeller tokatladı beni. Hem de ne tokat. Dünya döndükçe ben batıya döndüm. Baktım ki ben büyüdükçe hayat da büyüyor, bıraktım ipin ucunu. İstemem büyük olmanın suçunu. Sonra dediler ki her şeyin bir kuralı var. Evet ama ne yaparsın; büyümek için geç kaldım, hep yüreğimden güç aldım. Kırk yıllık bir tomurcuk gibi asılı kaldım gül dalına. Eğer ben açarsam yapraklarımı, sırasını bekliyor sonbahar, biliyorum gözlerini bana dikmiş. Şişşşşt, aman ha duymasın bizi aramızda kalsın, uyandırmayın kerizi...

Bir Cevap Yazın