Düzen bozuk elden bir şey gelmiyor dost
Canın gibi sevdiğin kıymet bilmiyor dost
İnsanlara bir şeyler olmuş nedendir bilmem
Verilen sözler bir türlü tutulmuyor dost…

Sevgi sepete konmuş, dibini kırdılar dost
Paramparça dostluklar toplanmıyor dost
Görüşürüz denirde beklenir hep gidenler
Gidenler bir daha geri dönmüyor dost…

Ar- namus millette diz boyu dost
Nerden gelmiş bu insan soyu dost
El etek öperek bir yerlere çıkanlar
Adam oldum sanıyor ne yapayım dost…

Dostlukları menfaate dönüştürmüşler
Parayla selam alınır olmuş dost
Kardeşlik lügatlardan çıkartılmış
Kardeşi kardeşe öldürtmüşler dost…

Sevgi saygıdan kaçar olmuş
Gülü bülbüle darıltmışlar dost
Rüşvetin adına hediye koymuşlar
İnsanı insandan soğutmuşlar dost…

Emre Vehbi ALKAN
ŞİİRBAZ

Reklamlar

By şiirbaz -emre vehbi alkan

Önce anamın çığlığı yankılanmış dört duvarda. Sonra kıçıma inen tokatlarla benim çığlığım sarmış dört bir yanı. Annemin yorgun ama gülümseyen yüzünü kıskanmış melekler. Babamın telaşlı yüzünü, yeni bir can sahibi olmanın sevinciyle, canının yani annemin acıyan canının hüznünü, bir yüzünde iki duyguyu nasıl taşıdığını hiç kimse görememiş. Dişlerinin arasında parçalanan dudaklarını sadece annem fark etmiş öperken yüzünü. Bir saniyenin ne kadar da uzun olduğunu sadece babalar, babam bilirmiş ben doğarken. Doğmuşum velhasıl. İlk tokadı ebemden yemişim kıçıma. Sonra babam nakşetti avucunun izini yüzüme. Sonra amcalar. Neymiş efendim, duvarlara yazı yazmamalıymışım. Daha sonraları söküp yüreğimi göğsümden avucuna bıraktığım güzeller tokatladı beni. Hem de ne tokat. Dünya döndükçe ben batıya döndüm. Baktım ki ben büyüdükçe hayat da büyüyor, bıraktım ipin ucunu. İstemem büyük olmanın suçunu. Sonra dediler ki her şeyin bir kuralı var. Evet ama ne yaparsın; büyümek için geç kaldım, hep yüreğimden güç aldım. Kırk yıllık bir tomurcuk gibi asılı kaldım gül dalına. Eğer ben açarsam yapraklarımı, sırasını bekliyor sonbahar, biliyorum gözlerini bana dikmiş. Şişşşşt, aman ha duymasın bizi aramızda kalsın, uyandırmayın kerizi...

Bir Cevap Yazın