Bir gün bir rüzgarla geleceğim yanına bekle,
Kara bulutlarını dağıtıp sonra gideceğim.
Biraz gürültülü olursa korkma gül goncası,
Sana biriktirdiğim sevgim içinde gizli…

Bir gün bir yağmur bulutuyla geleceğim yanına bekle,
Kuruyan yanlarını ıslatıp sonra gideceğim.
Biraz deli yağarsam korkma bahar dalım,
Sana biriktirdiğim özlemlerim içinde gizli…
Her nereye gidersen git, bil ki hep yanındayım
Rüyanda, nefesinde ve her daim canındayım
Kader seni nereye sürüklerse sürüklesin
Bil ki ben hep senin gideceğin yollardayım…

Şiirbaz
16. AĞUSTOS. 1986


By şiirbaz -emre vehbi alkan

Önce anamın çığlığı yankılanmış dört duvarda. Sonra kıçıma inen tokatlarla benim çığlığım sarmış dört bir yanı. Annemin yorgun ama gülümseyen yüzünü kıskanmış melekler. Babamın telaşlı yüzünü, yeni bir can sahibi olmanın sevinciyle, canının yani annemin acıyan canının hüznünü, bir yüzünde iki duyguyu nasıl taşıdığını hiç kimse görememiş. Dişlerinin arasında parçalanan dudaklarını sadece annem fark etmiş öperken yüzünü. Bir saniyenin ne kadar da uzun olduğunu sadece babalar, babam bilirmiş ben doğarken. Doğmuşum velhasıl. İlk tokadı ebemden yemişim kıçıma. Sonra babam nakşetti avucunun izini yüzüme. Sonra amcalar. Neymiş efendim, duvarlara yazı yazmamalıymışım. Daha sonraları söküp yüreğimi göğsümden avucuna bıraktığım güzeller tokatladı beni. Hem de ne tokat. Dünya döndükçe ben batıya döndüm. Baktım ki ben büyüdükçe hayat da büyüyor, bıraktım ipin ucunu. İstemem büyük olmanın suçunu. Sonra dediler ki her şeyin bir kuralı var. Evet ama ne yaparsın; büyümek için geç kaldım, hep yüreğimden güç aldım. Kırk yıllık bir tomurcuk gibi asılı kaldım gül dalına. Eğer ben açarsam yapraklarımı, sırasını bekliyor sonbahar, biliyorum gözlerini bana dikmiş. Şişşşşt, aman ha duymasın bizi aramızda kalsın, uyandırmayın kerizi...

Bir Cevap Yazın