Üç günlük ölümlü dünya kalp kırmayalım
Kin güdmeyelim hep hoşgörülü olalım
Daima gülsün yüzünüz ağlamayalım
Açtım kollarımı kucaklaşalım dostlar…

Tek vücut olalım kötüyle savaşalım
Atamızın emanetini bizler koruyalım
Hep konuşalım olana dek susmayalım
Açtım kollarımı kucaklaşalım dostlar…

Sevelim de sevilelim değer bilelim
Dost için gerekirse candan geçelim
Yıkılsın tabular özümüze dönelim
Açtım kollarımı kucaklaşalım dostlar…

Ozan Emre der ki bit artık bu savaş
Dargınlar barışsın olsunlar sarmaş dolaş
Açılsın yürekler özgür kalsınlar kuşlar
Açtım kollarımı kucaklaşalım dostlar…

Şiirbaz
25. EKİM. 1998

By şiirbaz -emre vehbi alkan

Önce anamın çığlığı yankılanmış dört duvarda. Sonra kıçıma inen tokatlarla benim çığlığım sarmış dört bir yanı. Annemin yorgun ama gülümseyen yüzünü kıskanmış melekler. Babamın telaşlı yüzünü, yeni bir can sahibi olmanın sevinciyle, canının yani annemin acıyan canının hüznünü, bir yüzünde iki duyguyu nasıl taşıdığını hiç kimse görememiş. Dişlerinin arasında parçalanan dudaklarını sadece annem fark etmiş öperken yüzünü. Bir saniyenin ne kadar da uzun olduğunu sadece babalar, babam bilirmiş ben doğarken. Doğmuşum velhasıl. İlk tokadı ebemden yemişim kıçıma. Sonra babam nakşetti avucunun izini yüzüme. Sonra amcalar. Neymiş efendim, duvarlara yazı yazmamalıymışım. Daha sonraları söküp yüreğimi göğsümden avucuna bıraktığım güzeller tokatladı beni. Hem de ne tokat. Dünya döndükçe ben batıya döndüm. Baktım ki ben büyüdükçe hayat da büyüyor, bıraktım ipin ucunu. İstemem büyük olmanın suçunu. Sonra dediler ki her şeyin bir kuralı var. Evet ama ne yaparsın; büyümek için geç kaldım, hep yüreğimden güç aldım. Kırk yıllık bir tomurcuk gibi asılı kaldım gül dalına. Eğer ben açarsam yapraklarımı, sırasını bekliyor sonbahar, biliyorum gözlerini bana dikmiş. Şişşşşt, aman ha duymasın bizi aramızda kalsın, uyandırmayın kerizi...

Bir Cevap Yazın