SUSKUNLUĞUM
Bir an, bir saat, bir dakika, bir saniye, bir salise… Anla işte sensiz böyle sayarım zamanı. Sanki saydıkça zamanı, sen bileceksin ve bana geleceksin… Ah! Benim sevgiye, aşka ve bir çift göze susamış yüreğim ne diye beklersin ki… Gelecek mi?
-Belki…
Sen bile bilmiyorsun ki yüreğim ben nasıl bileyim… Ya o da herkes gibiyse… İşte bu ihtimal var ya bu ihtimal, biz hep bu yüzden kaybediyoruz… Hayatımızı hep ihtimaller üzerine bağladığımız için hep kaybettik ve kaybetmeye de devam edeceğiz… Ve bu kayıplarımız bize koca bir sevgisizlikle geri dönüyor… Sonra mı? Sonrası malum işte hissiz oluyor adın, sevgisiz oluyor… Oluyor da oluyor işte… Sanki aşktan anlamaz varsa yoksa işi gücü olan birisi gibi davranıyorlar sana… Ah ah… Bizde severdik aslında ama söyleyemezdik… Cesaret edemedik bir türlü…Çünkü korktuk… Hem de çok korktuk… Ya o da giderse bu sevgiyi kaldıramayıp, o da sırt çevirirse diye çok korktuk… Sustuk sustuk… Sırf hayalimizden bile çıkmasın diye sustu. Yanımızdayken, karşımızdayken çoğu cümleyi yuttuk ve yüzüne bile bakmaya korktuk. Ya bu hissli anlarda giderse diye…

Ertuğrul Gazi YUMUTKAN

3 thoughts on “SUSKUNLUĞUM”

Bir Cevap Yazın