Eylül! solayan mevsimin hazin öyküsü
Yüreğimin katranlaşmış duygu yumağı
Sindirdim seni bir nefes ezilmiş yüreğime
sonra da yumdum gözlerimi,çektim seni içime delice…

Eylül! yüzümü her nefhanla okşayışında
yarı meczup,yarı baygın bir halde,
bir toz gibi havalanıp süzüldüm yeryüzüne
sonra da yaprağını sarıya bürünüp,
düzensiz ritimlerin atıldığı mevsime…

Yüreğime estirdiğin hazin dalgalar,
saçlarımın arasından uçuşan bir tutam perçemler ,
sığ mevsimin sonbaharı gibi
Umudumun hüzünle başlayan nefha cızırtısı gibi,buruk bir iz bırakıp  gittin…

Eylül! sessiz  değilim, lakin burukum
Yalnız da değilim, lakin karanlıkta kalmamış özgürlüğüme hasretim…
Tıpkı dağılmamış toz zerrelerim gibi,
bir sokak ötesinden yapayalnız kalmamış çocukluğum gibi…  🥀

Türkan ŞENGÜLER

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: