Çocuk iken oruç tutacağız diye yerimizde duramazdık babamızla annemizle camiye giderdik ama zaman ilerledikçe büyümeye başladıkça kendimize bin türlü bahaneler bulmaya başladık en kötü tarafı bizler anne babamızdan güzel şeyler öğrenirken bizler çocuklarımıza kötü örnek olmaya başladık bizler iftar saati yaklaştıkça bakkala ekmek almaya koşardık şimdi ki çocuklar yerinden bile kıpırdamıyor televizyonlarda dini konular değinilir anne babamız kendine çeki düzen verirken bizler de kendimizce bir şeyler yapardık evin ve de mahallenin en yaşlısı güzel sohbetler ederlerdi bizde dinlemek için yarışırdık babamız bizlerin orucunu bozdurur sonra ben satın aldım diye para verirdi şimdi çocuklar tutmak istese bile anne baba küçüksün diye heveslerini kırıyor iftarı açar açmaz hemen abdest almaya koşardık camide ön sırayı büyüklere verir bizler arkada otururduk hele cami çıkışı büyükler bizim başımızı okşaması aferin sana demesi göğsümüz kabarırdı ve şeker alırlardı o şekerin tadı halen ağzımda peki şimdi bizler ne yapıyoruz çocuğun eline bir telefon tablet veriyoruz dini bilgilerden noksan büyütüyoruz hafta sonra camiye süre ve kuran öğrenmeye giderdik kim daha önce öğrenecek diye yarışırdık ve de sahura kadar evin önünde oynardık anne babalarımız evin önüne çıkıp çay içerlerdi bizler oyunu kısa keser sohbetlerini dinlerdik şimdi ye bakıyorum camiler dolmuyor sokaklar boş birkaç çocuk oynasa biri çıkıp azarlıyor gönderiyor komşu komşunun selamını almıyor karşımızdaki birine gülümseyerek selam versek hemen niye güldün diye kavga etmeye hazır vaziyeti alıyor   kendimize sormalıyız bizler kendimizi nerede ne zaman kaybettik diye

By Mahmut ÇİÇEKDAĞI

her insan değerlidir değersiz insan yoktur değerini bilmeyen kaybeden insan vardır

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: