Çocukluğumun en şaşalı hatırasıdır; Pera Palas’ın o her yeri ışıl ışıl, insanı kendisine hayran bırakan mimarisi. Beyoğlu’na her çıktığımızda içine giremesek te önünden geçip o heybete dışarıdan bakmak bile ona olan hayranlığımı azaltmamış, aksine çoğaltmıştır. 120 yıllık şaheser hakkında öğrendiğim kıymetli bilgiler ise açıkçası beni oldukça şaşırtmakla kalmayıp can evimden vurdu.

Bunları biliyor muydunuz?

Sevgili Atamız işgal dönemi itibariyle Pera’nın en sadık müdavimlerinden olup ve o unutulmaz cümleleri de orada dile getirmiştir. “Her ne kadar şu anda İstanbul’un sahibi onlar olsa gibi görünse de yakında gidecekler…”  Atamızın o dönem kaldığı 101 numaralı oda, otelin 100. Yılında müze haline getirilmiştir.

1888’de Paris’ten yola çıkan Orient Express’in bürokratlar, yazarlar ve zenginlerden oluşan yüksek tabakadan oluşan yolcuları bu ihtişamlı saray yavrusunun çeşitli odalarında konaklamıştır.

1925 yılının yılbaşı gecesinde, İstanbul’un ilk yılbaşı balosu burada gerçekleşmiş, otelin kuruluşu ile beraber Şeker Ahmet Paşa’nın eserlerinden oluşan ilk resim sergisi de burada düzenlenmiştir.

Ünlü yazar Agatha Christie, 1926- 1932 yılları arasında yaptığı İstanbul seyahatleri sırasında birçok kez 411 numaralı odada konaklamış, bir süre sonra, “Doğu Ekpresi’nde Cinayet” romanını yazdığı o oda da yine müze haline getirilmiştir.

Her yanı tarih kokan bu ihtişamlı saray yavrusunda konaklayan ünlüler arasında; İran Şahı Mehmet Ali Kaçar, Rıza Pehlevi, İngiliz Kralı VII. Edward, Sırp Kralı Pierre, Alman Büyükelçisi Von Papen, Amerikalı First Lady Jacquelin Kennedy gibi isimler yer almaktadır.  

Ayrıca günümüzde bilinen, Ernest Hemingway’in The Snows of Kilimanjaro, Graham Green’in Travels With My Aunt, Agatha Christie’nin Doğu Ekspres’inde Cinayet gibi bazı edebi eserler de burada geçmektedir.

Sayısız manzaraya tanıklık ederek tarihi boyunca İstanbul’daki pek çok ilke ev sahipliği yapan Pera Palas ayrıca Osmanlı Sarayları dışında elektirik verilen; ilk elektrikli asansör ve sıcak suya sahip olan oteldi.

Ziyaretçilerine tarihin gizemli sayfalarında dolaşıp, kendisini daha yakından tanıma fırsatı veren bu ihtişamlı yapı ünlü konuklarına dair kıymetli hatıralarla dolu olduğundan günümüzde müze-otel statüsünde yer almaktadır.

Araştırmacı ruhunuzun sizi götüremeyeceği hiçbir yer yok… Sizinle paylaştığım bu değerli bilgileri öğrendiğim zaman ben çok etkilendim ve böyle bir değere sahip olduğumuz için hem kendim hem de ülkemiz adına gurur duydum.

By Yesim Deger

Ben Yeşim Değer. İstanbul/ İstinye doğumluyum. Açık öğretim fakültesi halkla ilişkiler ve tanıtım bölümü mezunuyum. Her Şeye Dair Ne Varsa İçinde adlı şiir kitabının yazarı olmakla beraber Keşan postası gazetesi, künye online ve Önce Vatan gazetesi köşe yazarıyım. Aynı zamanda Yeter Artık ve Yalnızlık adlı şarkıların söz yazarıyım. Sevgili Candan Erçetin’in kurucusu olduğu MSG üyelerinden biriyim. Şu anda sevgili dostum Burhan Sırmabıyıkoğlu’nun kurucusu olduğu Trend Academy de sayın hocam Ferdi Atuner’den diksiyon dersi aldım. Küçük gelinlere hitaben yazdığım “Aynur” adlı romanım Penguen kitabevi, Boyut kitabevi raflarında olmakla beraber online kitap satış mağazalarında satışa sunuldu. 😇 Ayrıca sevgili dostum yazar Emre Kalcı ve Jale Demirdöğen’den yazarlık eğitimi aldım ❤️ Aynı zamanda (SYBD) Sınırsız yazarlar derneği yönetim kurulu üyesi ve Kaçok derneği üyesiyim.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: