Ne zaman büyük çarplı bir fırtına olsa, tsunami olsa haberlerde izlerken aklıma hep kitaplarda okuduğumuz kıyamet sahnelerinin hayali gelir. Zirve de olanın da, zemin de olanında çaresizlik içinde kendi derdine düşüp sığınacak sağlam liman aramak için sağa sola bilinçsizce koşuşturduğunu, insanoğlunun ne kadar aciz olduğunu tahayyül ederim. ‘’Allah’ım sen cümle âlemin yar ve yardımcısı ol, açıkta çaresiz kaldığımızda sığınacak limansız bırakma’’ derim.

Doğal afet: Yerleşim, üretim, alt-yapı, ulaşım, haberleşme gibi genel hayatın zorunlu vasıtalarını ve akışını bozacak ölçüde aniden ve berilli bir süreç içerisinde meydana gelen doğal yer ve hava hareketlerine denir. Doğal afetin içeriğine battığımızda, deprem, sel, kaya düşmesi, çığ, kuraklık, fırtına, kasırga, yangın, baraj patlaması, hava – su – çevre kirlenmesi gibi çeşitlerinin olduğunu görürüz.

Fırtınalar bilindiği gibi kuvvetli rüzgârlar sonucunda meydana gelen doğal olaylardır. Yağış ile birlikte esen şiddetli rüzgârlar ‘Tufan’, kurak ve yağışsız esenler ise ‘Tayfun’ olarak isimlendirilmektedir. Bir kaç gündür televizyonlara, gazetelere baktığımız da fırtınaların sebep olduğu maddi manevi zararları görüyoruz. Ülkemizin zemini deprem açısından ne kadar risk taşıyorsa, fırtınalarda da çatılarımızın ve bina aksesuarlarının ondan aşağı kalır yeri olmadığını biliyoruz. Çatılar, kiremitler, saçlar, tahtalar, yağmurluklar, güneş enerjisi kapakları, reklam panoları vs. havada uçuşuyor. Can yakıyor, mal yakıyor.

Geçmişte iki günlük kum fırtınasının faturasına baktığımızda 6 ölü 100 aşkın yaralı var. Ankara’nın bazı bölgelerinde fırtınanın şiddeti 150 km.ye kadar ulaşınca.118 çatı uçtu, iki minare yıkıldı. İstanbul’da 350 çatı uçtu, 118 ağaç devrildi. Kastamonu, Karabük, Bolu’da samanlık üzerine devrilen elektrik direkleri, kopan teller yangına sebep oldu. Konya, Eskişehir, Kırıkkale vs. ülkemizin birçok yerinde maddi manevi zararlar meydana geldi. Çorum ilimizde de geçmişte meydana gelen fırtına genel anlamda hepimizi korkutmakla kalmayıp maddi manevi zararlara sebep oldu. (Mecitözü ilçemizde bir vatandaş öldü) Yine önceki gün İstanbul da meydana gelen fırtına da birkaç vatandaşımız hayatını kaybetti. Onlarca çatı uçtu, mekânlar zarar gördü. Dünden bugünlere bu nokta da bilinçli hareket edememenin bedelinin canla malla ödendiğini üzülerek gözlemliyoruz.

Fırtınanın zararlarından korunma yöntemleri:

 Fırtına Öncesi:

  1. Belediyelerin, meteorolojinin uyarıları dikkate alınmalı ve temel afet bilincine sahip olunmalı.
  2. Binaların dış aksesuarları (çatılar, çatıya giriş kapağı, fazlalık kiremitler, bacalar, baca kapakları, yağmur olukları, güneş enerjileri, antenler, klimalar, reklam panoları vs.) güvenli olmalı ve bunların bakım ve kontrolü periyodik olarak yapılmalı.(bakım – onarımı kayıt altına alınmalı ve faturası saklanmalı) Özellikle apartman yönetimine çok büyük görev ve sorumluluk düşmektedir. Kâğıt üzerinde yöneticilik olmamalıdır.
  3. Evlerin balkonları ( saksılar, üst üstte konan fazlalık eşyalar (LPG gibi) balkon camları) güvende olmalı
  4. Minareler, bayrak direkleri, bilhassa açık alanda olan yaşlı ağaçlar güvende olmalı
  5. Merdiven, bahçe mobilyası gibi serbest nesneleri ya da pencere ve camları kırıp içeri girebilecek şeyler emniyete alınmalı
  6. Kapı ve pencereleri, özellikle evin rüzgâr alan tarafında olanları, garaj kapısı gibi büyük kapıları kapatılmalı ve emniyetli bir şekilde bağlanmalı.
  7. Evde bulunuyorsak, elektrik, su, doğalgaz veya tüp gaz donanımları kapatılmalı veya aklımda diyerek durulmalı. Gece yatarken sobalar söndürülmeli.
  8. Araçlar varsa garaja, yoksa onları bina, ağaç ve duvarlardan uzakta park edilmeli. Özellikle motosikletli araçlarla yolculuk yapılmamalı. (İstanbul da bir gün yasak geldi)
  9.  Mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalı. Dışarı çıkıldığında bina ve ağaçlara yakın yerlerde yürünmemeli.
  10. Duvar ve çitlerin korunaklı tarafından uzak durulmalı ve korunaklı tarafa doğru yıkılacağı unutulmamalı
  11. Fırtına devam ederken hasarı onarmak için dışarı çıkılmamalı
  1. Fırtınaya maruz kalan yollarda araba kullanılıyorsa (köprüler ve viyadükler) dikkatli olunmalı mümkünse yolculuk ertelenmeli ya da alternatif yollar bulunmalı. Trafik ve yön levhalarına yaklaşırken daha dikkatli olunmalı. Trafik lambalarının çalışmayacağı hesap edilmelidir.
  2. Eğer yüksek bir aracınız varsa ya da yüksek bir aracı çekiyorsanız daha da dikkatli olunmalı, yavaşlayıp ve yandan esen rüzgâra dikkat edilmeli
  3. Okullarda idare ve öğretmenler daha dikkatli olmalı. Öğrenciler teneffüse çıkarılmamalı. Ders bitimi ise gerekli güvenli ortam oluşmadan evlere gönderilmemeli ve bu noktada velilerde bilinçli olmalı. Normal zamanlarda bu konular öğrenci ve velilere anlatılmalı

   Fırtına Sonrası:

            1.  Fırtınadan sonra önlemler elden bırakılmamalı

           2.  Yere düşmüş ya da hala sallanmakta olan elektrik ve telefon kablolarına dokunulmamalı

            3.  Duvar, bina ve ağaçlara yakın yürünmemeli fırtınanın zayıflatmış olabileceğini unutulmamalı

           4. Toplumsal olarak duyarlı olunmalı, bir eksiklik var ise hemen ilgililer uyarılmalı

            5. Asılsız haberlere itibar edilmemeli. Sosyal medya da paylaşılmamalı. (Panik korku yaratır)

Rüzgâr eser, yağmur yağar olursa fırtına,

Görücüye çıkar insanoğlu yaptıklarıyla

Sonuç mu? Ya artı ya da kocaman eksi

Bundan ibarettir doğal afetlerin hepsi

Önemli olan ders alabilmektir dünden

Güvende olabilmek için tüm afetlerden

Özetin Özeti: Her afetin kendine münhasır zarar verebileceği asla unutulmamalı ve iklim değişikliği nedeniyle geçmişte alınan önlemler ve bu noktalarda verilen eğitimler de değişmelidir.

Reklamlar

By MAHİR ODABAŞI

1966 yılında Çorum ili Osmancık ilçesi Seki Köyünde doğdu. İlkokula köyünde başlayıp daha sonra Ankara Çankaya Mithatpaşa İlkokulundan 1977 yılında mezun oldu. 1985 yılında Kargı ilçesinde memuriyete başlayıp sırayla Osmancık ve Mecitözü ilçelerinde 2001 yılına kadar görev yaptı. 1990 yılında İşletme Fakültesini bitirdi. 1991 1992 yılında Ankara Mamak Muhabere Okulunda kısa dönem olarak vatani görevini yaptı. 1990 - 2000 yılları arası çeşitli ilköğretim ve liselerde dışardan İngilizce ve İlk Yardım derslerine girdi. 2001 yılında açılan Sivil Savunma Uzmanlığı sınavını kazanarak Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğünde göreve başladı. 2019 yılında, ikinci üniversite olarak Atatürk Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Okulunu bitirdi ve C sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı belgesini aldı. Halen İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Sivil Savunma Uzmanı olarak görev yapmakta olup, evli ve 2 İlköğretim Matematik Öğretmeni babasıdır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: