“Ey sevgili! Öyle uzaklara bakma! Bir bilsen ben sana daha çok yakınım… AhmtŞntrk

Bu sözlerle, kelamıma başlıyorum. Yazının başlığında olduğu, garip bir duygudur. Şöyle bakıyorum da, insana ve insanlığı, aşk aşk…. Diye, diye ilahi aşktan kaçanlar oluyor. Aslında kaçmanın bir anlamı yok! Sevmek ve sevilmek en güzel meziyettir. Güzel aşık olmak; en güzeline, tutkuyla bağlanmak, aşk burada yatıyor. Bir faniye aşık olmak yerine, ebedi alemine sahibe ve seni yaratana aşık olmak en güzelidir. Bu yazımda sen hiç faniye aşık olmaz mısın? Diye soracaksınız; bende diyorum ki faniye aşık olun ama, ebedi alemin sahibine aşık olmayı unutmayın diyorum! Diyorum da, insanlar bu aşk meselesini iyice abartıyor. Körü körüne bağlanmak sevdalanmak, senin için ölürüm diyenler. Sevdiklerini çok çabuk kaybediyorlar. Aslında o sevdiklerini kaybedeceğini bile bile, neden Alemin sahibinden uzaklaşıyoruz? Sorarım size. Mesela televizyonlara gazetelerin ikinci sayfasına, sosyal medyaya bakıyoruz, kimisi sevgilisini öldürüyor, kimisi sevdiğini öldürüyor, böyle öyle ya da böyle öldürüyor işte! Bak bu kelimeme de kızacaksınız. Efendim bu kelime yanlış bir kelime değil ki! Yani insanlar iyice çığırından çıktı, tahammülleri yok. Hiç kimseye de söz, verme hakları da yok. Okumuşundan okumamışına kadar, kimse kendine laf söyletmiyor. Hele ki okumuşunda bir havalar bir havalar, göreceksin, alem onun tapulu malı sanırsın. Aslında hiçbir şeyi değil. Sen de fanisin, o da fani. Yani bir kelime vardır: “edep ile gelen, lütuf ile gider.” Diye kelimeyi unuttuk maalesef, hep bir Avrupai yaşam tarzımızdan, kaynaklanıyor. Efendim… bırakın bu Avrupai yaşam tarzını öz/ümüze dönelim. Diyorum. Bırakalım artık şu özgürlük safsatasını, kendimize gelelim. Sonra bir bakıyorum, Avrupai yaşam tarzını seçen insanlar, ya aldatmayla ya da, ölüm sonuçlanıyor. Ya efendim. Hem Anadolu erkeği ve kadını olmak vazgeçmiyorsunuz, hem de Avrupai olmaktan, iki arada bir dere de oluyoruz ne Avrupai yaşamda vazgeçiyoruz ne de, Anadoluluktan, okumuşu da okumamışı da, velhasılı kelam “ biz bizde unuttuk benliğimizi, aleme cihan gelse ne yazar, biz kendimizi unuttuk, kendi dinginliğimiz de, cihanı alem de olsa ne çıkar, biz ise eşrefi mahlukken, biz ise esfeli safilin olduk.” oldukta bir türlü kendimize anlatamıyoruz. Değerli dostlar. Bu sözüm genele, karşı yazılmış bir yazımdır. Konunun başlığından da, ifade ettiğim gibi, garip bir duygu işte bizimkisi.

Sözlerimi burada tamamlarken, yazıyla kalın, sözle kalın, hayırlı günler ve muhabbetimle.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın