Evlilik mi aşkı, aşk mı evliliği öldürür? Bir katil var ortada ama kim ve ne olduğu belli değil. Yıllardır sorulan ve asla tam anlamıyla cevap alınamayan konulardan biridir evlilik ve aşk… Ayrılmaz ikilidir aslında ama insanoğlu başarılı bir şekilde ayırıp altına da imzasını atmıştır.

Evlilik aşkı öldürür mü? Pek çok kişi sırf bu soru nedeniyle aşkın rutine yenik düşeceği endişesiyle evlenmekten çekinir. Kültür, eğitim, inançlar, düşünce yapıları farklı olan çiftlerin bir evi paylaşarak ömür boyu yaşama çabalarını ayakta alkışlıyorum. İster kabul edelim ister etmeyelim, evlilik temelde üreme ve soyunu devam ettirme amaçlıdır. Birçok olgu gibi evlilik de sabit kalmadığı içindir ki şimdilerde para, statü, toplumsal onay gibi birçok ihtiyacın da gidericisi haline gelmiş durumdadır. Bu durum da evlilik aşkı bazen öldürür… Eğer evlilik düzensiz hayatı düzene sokmak, sorumsuzluğu evlilikle geride bırakmak gibi niyetler içerisindeyseniz ve böyle düşünüyorsanız evet aşkı evlilik öldürür… Evlilik imzayı attıktan sonrasını garantileme şansımız olan bir kurum ya da kuruluş değildir. Evlenince yitirilen duygulara, aşka bürümek yanlış bir inanıştır.

Pandemi ile birlikte boşanmalar arttı!

Pandemi döneminde ailelerin işlerini kaybettiği, okulların kapalı olduğu ve en beteri sokağa çıkma yasakları ev içinde ki ilişkileri de özellikle eşler arasında ciddi tehdit oluşturmaya başladı. Bu sürecin getirdiği farkındalık ve birlikte zaman geçirmek eşleri birbirine yakınlaştırırken daha önce fark edilemeyen, konuşulmayan, ertelenen sorunların fark edilmesine yol açıyor. Su yüzüne çıkan sorunlar ayrılıkları da beraberinde getiriyor. Hukuk Danışmanı Eren Şahin ile yaptığımız bir sohbet esnasında (pandemi sürecinde boşanmaların çok ciddi bir seviyeye ulaştığını, adliye süreci kaldığı yerden başladığında ilk işlemlerinin boşanma davası olduğunu ) söylemişti. Boşanmalar da salgına dönüşebilir mi?

Sosyal izolasyon süreci de ilk başladığında, olayın ciddi boyutları anlaşılmamış, kayıplar verilmemiş, işsizlik henüz kapıyı çalmamışken herkes ne kadar memnundu. Evdeyiz OLEYYYY…. Hepimiz içimizde ki sanatçıları, aşçıları, gizli yetenekleri canla başla koyduk ortaya. Durumun ciddiyeti arttıkça çiftlerin de tahammül gücü azaldı. Oleyyy’li günler bitti, yok daha neler’li günlere geçiş yaptık. Kadının iş yükü artmış, beklentiler ve yardım isteme ihtiyacı ciddi şekilde artış gösterdi. Bu durum da karşınız da duyarsız, çırpınış ve yardım çağrısına (ARADIĞINIZ KİŞİYE ŞU AN ULAŞILAMIYOR ) şeklinde bir eş varsa o zaman iş çıkmaza giriyor.

Sorumluluk, fedakarlık, özveri, bir yetişkini çocuktan ayıran özelliktir. Zor zamanlar geçirdiğimiz ve ne zaman biteceği belli olmayan bu süreci yaşadığımız dört duvar içerisinde güzelleştirmek elimizde. Elimizden geleni ardımıza koymayalım…

Reklamlar

By ebru

Bir Cevap Yazın