Bazı şeyleri görmek için yaşamak gerekirdi. Bir son vardır bilirsin. Fakat görünmeyen ellerin yönlendirmesiyle farklı bir yere savrulursun, geri döndüğünde acı şeyin olduğunu görmek için savruldugun yerde sabırsızlıkla beklersin. Geri döndüğünde ise tahminden fazla, kesin bilmekten az olan şeyin gerçekleştiğini görürsün.

Bazı şeyleri zamanından önce hissetmek, erken yaşamak adı adında korkutucu bir şey vardır. Ama sırf o bildiğin sonu yaşamış olmak için beklersin. Belki de yaşamı en fazla hissettiğimiz anlar böyle anlardır. Geçmez çünkü zaman o kulvarda. Sen o sonu görmek için acele ettikçe zaman tepende azrail gibi bekler ve kulağına fısıldar. Zaman.. zaman.. zaman. Böyle anlarda zamanı iliklerine kadar yaşar ve içinde geçmesi için takla attığın fakat dışının akmayan bir su gibi seni esir aldığı zamana lanet edersin. Yaşamın bir parçası olduğunu bu kadar derinden hissetmek içinde garip, ıstırap verici bir burukluk oluşturur.

Aklını yitirmelik, akla ise en fazla ihtiyaç duyduğun anlardır ayaklarının zihnini ezdiği zamandan olma o saatler. Geri adım atmakla gitmek arasında kaldığın o anlar hani. İkilemlerin insanı öldürmek için yüz tuttuğu anlar. İyi ölümler insanlık.

Reklamlar

By seyhanhas

Dökülen harfleri tutan blog yazarı

Bir Cevap Yazın