Bilmem büyük laflar etmeyi ben. Dimağım küçük. Damağıma dayalı et parçası sayıklar; gün batarken yaram kansız, doğarken sancısız, ayaktayken gözlerim gökte, otururken sözlerim sahte, sol yanım uykudayken, gaflet içimde… Sayıklar, dünya da dünya! Bilmem senin gözüne gönlüne hitap etmeyi ben. Gözüm ama dilim lal. Ne güneşin kamaştırır bakışımı ne terennüm ettiğin şarkı kaşır dilimi; ne ayım ne ışığım var ne denizim ne yakamozum parlak… Bilmem senin bildiklerini ben. Ümmiyim, okumak yazmak Hak getire! İşitmem ne sövüşünü ne sevişini şiirinin. Görmem ne hattını ne ağlayışını nesrinin. Bilmem senin aradığın sıfatları ben. İsim değilim. Bilmem senin varacağın yerleri ben. İzin değilim. Bilmem senin saracağın yaramı ben. Bende değilim. Bilmem seni sevmeyi ben. Kalbim değilim. Bilmem senin varlığını yokluğunu ben. Ben de olmadım. Olmak nedir bilmem ben. Ham da değilim. Yanmak nedir bilmem ben. Sönmüş de değilim. Çıra olmak nedir bilir misin sen? Tutuşturmak koca dünyayı! Külünden Anka uçurmak kanatsız… Bilmem senin içinde kaç dünya gizli? Yanmak dilersen gel. Çıra olmayı iyi bilirim. Sen değilim. Pişmek işten bile değil göreceksin, ben değilim…

Bir Cevap Yazın