Hüzün var iken içimde  / Nasılsın? Dediğimde / ‘Sakın ola kötüyüm ‘ deme / Çok çok iyiyim de / Şu yıpranmış gönlüme / Bir de sen nar ekleme / Dayanamaz bu gönül de / Başlar arada bir tekleme

*

Kimi Can’a can / Kimi Canan’a ziyan / Vedalardan arda kalan / Yalnız hoş bir seda imiş

*

Miraç’ın en büyük nimeti namaz / Müslümanım diyen namaza duyarsız kalamaz

*

Dedi: İnsan en çok neye üzülür / Dedim: Neye? / Dedi: Verdiği değerin değersizliğine

*

Eskiden, hal sorardı, hatır sorardı / Kesildi artık, galiba kalbi karardı

*

Değişmedi aslında hiç kimse  / Herkes duruyor yerli yerince / Yalnız değişen bir tek benim de / O da değil artık azizim elimde / Patlıyor insan, doluma geldiğinde

*

Çok uzak değil yakın / İstediğin kadar sakın /

Kara kaplı deftere bakın / Hep sabırdan gitti /

Ve gün geldi o da bitti / Bul artık bulabilirsen

*

Ne güzeldi o günler / Saf idi tüm duygular / Yoktu sen ben kavgası / İnsanın sarıldıkça gelirdi sarılası / Kurulunca ortaya öğün sofrası / Olurdu sadece ekmek kavgası / O da iyileşirdi kalmazdı yarası / Ne olacak sanki kime kaldı ki / Üç günlük dünya, vara varası / Ama zor be dostum, anlamayana anlatması

*

İster yalan olsun isterse gerçek / Gel gönlüme bir ayar çek / Karşılıksız verilen çek / Neye yarar ki?

*

Dönüp de baktım geriye / Hayat benden almış alacağını / Sade bir hiç kalmış hediye / Sen de yine kabulümdür de

*

Kara toprak girmeden araya, / Gel bir hatıra bırakalım şuraya / Ya sen ya ben belik de uğramam buraya / Gel bir hatıra bırakalım evlat, şuraya

*

Omancık güzel memleket, lakin sen ile / Sen yoksan eğer, Osmancık benim neyime

*

Tüten isli bir semaver, gölgesinde ise ben / Kelama sıkıntı yok, lakin nasıl söylesem?

*

Sağlığında verilemiyorsa bir selam / Neye yarar ki, ölünce methiyeler yazman

*

Sende bir hikâye / Bende bir hikâye / Paylaşayım deme / Yoksa korlaşır yine / Ve dönüşür hüzüne / Ağlıyor musun yoksa………….o ne? / Ağlama be güzelim / Adı üstünde, hikâye

*

Gençlik gider, güzellik gider  / Ya Koca Ana olursun ya da Koca Peder

*

Bazen seni senden başka anlamaz kimse  / Bakış açısı farklıdır, her ne hikmetse / Mesela, yedi sülaleyi düşünürsün ince ince / Görevindir elbet düşünmek, zora düşünce / Lakin incinirsin, kelam ile izah edemeyince / Ve senin düşündüklerin kadar, düşünülmeyince / Vesselam,  çok yorulursun be dostum / Ve zaman gelir küsmezsin ama kırılırsın be dostum  

*

Asi, günahkâr, mücrim garip bir kulum / Mahcubiyetim, yalnız Sana olsun Yarab / Vicdansız kullara kalırsa zordur durum / Çünkü toplumda yargısız infaz malum / Ama Sen rahmansın rahimsin, hep kulum dersin / Tek bir şartın var, o da tövbe de ihlas istersin

*

Yolun sonuna geldiğin gün / Senin de işin bitecek o gün / Kalp kırıp durma her gün / Bak dün olan, yok bugün.

MAHİR ODABAŞI

By MAHİR ODABAŞI

1966 yılında Çorum ili Osmancık ilçesi Seki Köyünde doğdu. İlkokula köyünde başlayıp daha sonra Ankara Çankaya Mithatpaşa İlkokulundan 1977 yılında mezun oldu. 1985 yılında Kargı ilçesinde memuriyete başlayıp sırayla Osmancık ve Mecitözü ilçelerinde 2001 yılına kadar görev yaptı. 1990 yılında İşletme Fakültesini bitirdi. 1991 1992 yılında Ankara Mamak Muhabere Okulunda kısa dönem olarak vatani görevini yaptı. 1990 - 2000 yılları arası çeşitli ilköğretim ve liselerde dışardan İngilizce ve İlk Yardım derslerine girdi. 2001 yılında açılan Sivil Savunma Uzmanlığı sınavını kazanarak Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğünde göreve başladı. 2019 yılında, ikinci üniversite olarak Atatürk Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Okulunu bitirdi ve C sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı belgesini aldı. Halen İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Sivil Savunma Uzmanı olarak görev yapmakta olup, evli ve 2 İlköğretim Matematik Öğretmeni babasıdır.

Bir Cevap Yazın