ben küçükken,

hayallerin gerçek,

gerçeklerin de hayal,

olduğunu sanırdım,

içi içine geçmiş baloncuklar,

patlayan patlayana,

mavinin pembeyle raksı,

belki de dünya penceresi,

cam önünde saksı,

ve benim gözlerim…

yağmur yağar,

önce inceden inceye,

yavaş yavaş adımlar,

sonra şiddetli yağış,

ahmak ıslatan,

kaçan, koşan,

birbirine çarpan adımlar,

şangır şungur çakan şimşekler,

beni dinlemezsiniz diyen tanrı baba,

ardı arkası kesilmeyen gök gürültüsü,

ben çocuk aklımla,

küçük gözlerimle,

şip şak foto deyip deyip,

cama dayıyorum gülen gözlerimi,

bir gülümseme gönderiyorum,

kuşlara, martılara,

korkan, ürkek serçelere,

ben küçükken,

denizlerin tuzuna,

göklerin mavisine,

ağacın yeşiline dalar,

annelerin gözlerinden akar,

deniz olurdum,

hayalleri büyütür, mavi olurdum,

dalıma, budağıma sığmaz ,yemyeşil orman olurdum,

ben küçükken,

hayalleri, gerçek olur sanırdım.

küçüktüm bilemezdim,

gerçek büyütürmüş,

insanı,

hayalleri özlemin kucağına sarar,

sallaya sallaya büyütürmüş,

ben hala şimşek çakarken,

şip şak fotolar da yer alırım,

gülüşlü bir ürkek serçeyi,

salarım mavinin kucağına,

ağacın dalına, budağına.

Sibel Karagöz

Bir Cevap Yazın