…. ısminin anlamı Çukur demekti . Dışardan onu her görüşümde saçlarını taramıyor hissi veriyordu . Kül rengi ,kıvırcık saçları kafasının arka tarafından bozulmuş bir at kuyruğu gibi sarkıyor yada üstünde günlerce yatılmış örgü gibi gözüme batıyordu. Hep 2 model saçı oluyordu zaten . Çok zayıf bir kızdı ama her defasında çok yemek alıp birazını yer ve kalanını çöpe dökerdi . Kıyafetleri sanki hiç ütülenmiyor yada vadesini doldursada mecburluktan giyiliyor gibi duruyordu. Devlet ona da para veriyordu ama bu ayrıntılar dikkatimi her çekişinde bunu sorgulamadan edemiyordum. Ne yapıyordu acaba bu parayı . Buğday tenli bir kızdı. Onun hicbir zaman kısa kıyafetler giydiğini görmedim . Bileklerine kadar her yerini sanki bilerek örtüyordu. Bir şeye dikkat ettiğini düşünsem bunun kesinlikle bu olduğunu söyleyebilirim. Onunla ilk konuşmamız 1.sınıfta mecburluktan devletin bize sonradan açtığı, statu olarak diğer yurtlarla aynı gibi görünen içinden bakılınca çok eksiği olan D Blok yurdunda olmuştu . Gerçekten, yanına oturduğumda insanların onun için söylediği korkutucu şeylerin belirtileri vardı. Ben ona yaklaşınca korku değilde başka bir şey hissediyordum .

Sonraları ara ara selamlaştık. Yani selamlaşma dediysem benim zoraki iletişimlerime karşı ara ara kayıtsız kalmayıp her zamanki 2 saniye kuralıyla bakıp cevap verip dönüyordu . Bu bir kural mıydı yoksa bunu fark etmeden mı yapıyordu anlayamıyordum. Sonraları onu unuttum , belki de denk gelmeye gelmeye unuttum. Belkide yurttan gitmişti de fark etmemiştim.

Bu sene farklı bir yurda yerlestim ve onunda burada kaldığını fark ettim . Arkadaşlarım onun bu yurda sonradan geldiğini konuşurlarken varlığının hâlâ var olduğunu hatırladım.

Onu her gördüğümde yavaşlamaya ve karşılaşmamızı denk getirmeye çalıştım. Beni hatırlamıştı. Yine ondan kaçıyor ve korkuyorlardı. Belkide geçen bunca senede iletişim olarak biraz açılmıştı yahut bana karşı davranışlarından ben bu fıkre vardım .

C blokta kalıyordum. Hemen girişte güvenlik memurunun odası vardı. Haftada 4 kişi dönüşümlü olarak farklı günlerde sabırla görevlerini yapıyorlardı. Ben içlerinden en cana yakınının Hatice abla olduğunu düşünürdüm.

Biraz ilerleyince güvenlik memurunun kalması için tahsis edilmiş bir oda olurdu bu yurt planında , diğer bloklarda da. Küçük, tek kişilik; bir yatak , bir komedin, bir buz dolabı ve bir elbise dolabı sığacak kadar küçük bir oda . Bu eşyaların o odaya sığmasındaki keramet ise halk otobüsünün durumuna benziyordu . Onun , o odadan çıktığına şahit olmuştum bir kaç seferde. Acaba idare ile bir sorunumu var ablaların odasından çıkıyor diye düşünsemde dikkatli incelediğimde, Onun o odada kaldığını fark ettim . Ilerleyen günlerde de bazı kızların o odanın önünden geçerken yarı düşük ses tonuyla odasının duvarlarına bir şeyler sürdüğünü ,odasının çok dağınık olduğunu, çok ağır kokular geldiğini ve geceleyin uyumayıp yurt içinde gezdiğini konuşuyorlardı. Bu durum benim o kadar ilgincime gitmeye başladı ki onunla daha çok vakit geçirip ondaki bu gizemi öğrenmek istiyordum .

Benimle konuşmaları daha samimi olmaya ve artık kısa da olsa birkaç cümle kurmaya başlamıstı. Bazen de kendi kendine gülüyor gibi değilde komuşmalarımızdan dolayı bana tepki veriyor gibi gülümsediğini fark etmiştim. Onu odama davet ettim. Önce tereddüt etsede sonra çok ısrar ettirmeden kabul etti. Akşam görüşürüz diyerek vedalaştık. O ,odasına doğru yürüdü bende akşam için bir şeyler almaya kantine gittim. Dönerken kız arkadaşlarıma uğrayıp onları da davet ettim. Durumun hassasiyeti gereği bazı kapalı açıklamalar yapıp hazır bulunuşluklarını besledim. Akşam oldu ve herkes eksiksiz gelmişti . Tahmin ettiğim gibi eğlenceli bir kaç saat geçmişti ama o pek katılmıyor hatta hiç katılmıyor ve sadece dinliyordu . Sıklıkla yaptığı şeyi tekrarlıyor; kafası yerde , kendi kendine gülüyordu .Arkadaşlarımda çevreden duyduklarına şahit olunca gözünün içine bakıp anlamaya çalışıyorlardı. O izin isteyip aramızdan kalktı. Onunla koridora çıkıp yürüdüm ve tekrar buluşmak üzere anlaştık .

Arkadaşlarımda bu geçirdiğimiz vakit üzerine değerlendirmeler ve çıkarımlar yapıp ,toplanıp odalarına gittiler. Yatağıma başımı koyduğumda benim için gelmiş de olsa kendisi için büyük bir adımdı. Buna hem kendim hemde onun adına çok sevinip, mutlu bir şekilde uyudum….

Reklamlar

By Eda Ekici

İlâhiyat Fakültesi

Bir Cevap Yazın