Emin CEYLAN

Yalnızlık nedir, ne değildir? Tanımını yapmaya kalksak bulamayız. Sözlüklerden de ulaşamayacağımız için, herkes yalnızlığa kendi tanımını yapacaktır. Tıpkı Tanrı’nın tanımını yaptığımız gibi, duygu ve düşüncelerimize göre kendimize en uygun tanımı anlatacağız.

Bazen kendimizi yalnız hissederiz, bazen ise yalnız olmadığımızı ve hiçbir zaman yalnız olmayacağımızı. Yalnızlık öyle bir duygu ki sanki denize düşmüşüz yılana sarılmışız ama bir yandan da denizi çok seviyoruz. Tamamıyla sahiplenemiyoruz. Yalnız olduğumuzu düşünüp öyle yaşamımıza devam ederken gelişen bazı olaylar sonucunda yalnızlığı bir kenara atıp kendimize yalnız olmadığımızı söylüyoruz ve artık bunu böyle kabul ediyoruz.

Yalnızlık iyi midir, kötü müdür; bu konuda bir genelleme yapılamayacaktır. Bence iyi mi kötü mü demeden önce ‘neden’ sorusunu düşünmeliyiz. Neden yalnız hissediyoruz, neden kendimizi yalnız hissetmek zorunda kalıyoruz? Nedenlerini bulamadığımız birçok soruda olduğu gibi bunun nedenini de kolay bulamasak da biz en iyi veya en kötü şekilde hep yalnızlığı yaşayacağız. Yalnızlığı yaşayıp yalnızlığın bize ait olmadığını, yapılan her günahın şeytana atılması gibi, yalnızlığın sadece Tanrı’ya ait olduğunu söyleyip, hem kendimizi yalnızlaştırıp hem Tanrı’yı yalnızlaştırdığımızı fark edemeyeceğiz.

Yalnızlığın aslında bize mahsus olduğunu göremediğimiz için yalnızlığı yalnızlığa bırakmak en iyisi olacaktır. Ne yalnızlığı kabulleneceğiz ne de şikâyet etmekten bıkacağız. Ne barışacağız ne de savaşacağız. Her zaman ötekileştireceğiz yalnızlığı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın