Barış ÇOKAZ

Dünya Felsefe Günü genel olarak her kasım ayının üçüncü perşembesinde kutlanmaktadır. Peki, kutlanılan şeyin anlamı nedir ya da başka bir deyişle nedir felsefe? Felsefe; [lng. philosophy; Fr. philosophie; AI. philosophie] Yunanca ‘seviyorum, peşinden koşuyorum, arıyorum’ anlamına gelen phileo ve ‘bilgi, bilgelik’ anlamına gelen sophia sözcüklerinden türeyen terimin işaret ettiği entelektüel faaliyet ve disiplindir.(1) Buna göre, felsefe, ‘bilgelik sevgisi’ ya da ‘hikmet arayışı’ anlamına gelmiştir. Çoğu kimse için felsefe gereksiz, herhangi bir amacı olmayan şey olarak görülmektedir. Felsefenin gereksiz olduğunu düşünenler, düşünmemeyi ilke edinen kimselerdir. Düşünmemeyi düşünmek için düşünürler. Oysa düşünmeyi düşünmek onların mutlu olmalarını sağlayacaktır.

Felsefe eğitiminin çok küçük yaşlarda başlaması gerektiği kanısındayız -ki küçük yaşta felsefeye başlamak o kişiye birçok farklı pencere açacaktır. Arthur Schopenhauer bu konu hakkında şöyle söyler: “Üniversitelerde ders olarak okutulmasının kesinlikle felsefeye değişik bakımlardan faydası dokunur. Bu sayede o resmi bir varlık kazanır ve insanların gözünde konumu yükselir, böylelikle de varlığı sürekli olarak akla gelir ve insanlar onun farkında olur.” (2)

Üniversitelerde okutulan felsefenin faydası dokunacaktır fakat öğrencide yine de bir şeyler eksik kalacaktır. Günümüzdeki en önemli problem sadece felsefe öğrencilerinin değil, aynı zamanda toplumumuzun da kitap okumuyor olmasıdır. Kitap okumayan ya da kitap okumayı sevmeyen bir toplum felsefeden kopmuştur ya da kopmasına ramak kalmıştır. Bu çeşit eksikliklerin tamamlanması küçük yaşlarda olur. Eğer küçük yaşlardan felsefe okutulursa felsefe yeni bir varlık kazanır. Konumu ya da bir başka deyiş ile yeri daha çok yükselir ve yücelir.

Çoğu kimse için felsefe gereksiz görüldüğü kadar sıkıcı olarak da görülür. Aslında felsefe sıkıcı bir şey değildir. Onu sıkıcı kılan insanlardır. Fakat hayatın her yerine nakış nakış işlenmiştir. Her insan düşüncelidir. Yağmurlu bir havada, dar bir sokağın kaldırımında yürüyen kişi bile bir düşünce halindedir. Kimileri uykusunda bile düşünür. Bu, felsefenin hayata işlendiğinin başka bir söylemidir.

Sonuç olarak baktığımızda Dünya Felsefe Günü bir güne özel bir şey değildir. Aksine hayatın her anında ve her gününde var olan bir şeydir. Düşünceler bir günle sınırlı kalmaz, her gün yeni düşünceler birbirini kovalar. Felsefe insana yakışan en anlamlı etkinlik sayılabilir. Sanat da, edebiyat da insana yakışır fakat en çok yakışanı felsefedir. Felsefe –ki insanı insana gösteren bir şeydir. Bu noktada David Hume’un sözlerini vurgulamamız yerinde olacaktır: “Filozof olun ama tüm bu felsefeniz içinde insan olarak kalın…” (3) Dolayısıyla felsefe, hayat içinde yaşayan bir çiçektir. Bu çiçeği düşüncelerle sulamak gerekir.

1 Ahmet Cevizci, Felsefe Sözlüğü, Paradigma Yay. 1999, İstanbul, s.332
2 Arthur Schopenhauer, Üniversiteler Ve Felsefe, Say Yay. 2018, İstanbul, s.39
3 David Hume, İnsanın Anlama Yetisi Üzerine, Fol Yay. 2019, Ankara, s. 53

By baris01cokaz

Yazar- Şair

Bir Cevap Yazın