Günle gece kavuşur
Ölçüsüz gökyüzü kadar
Engin umudum maviye çalar
Turkuaza renk verir
Çingene entarisini savurarak
Geceyi düşün koynuna bıraktı
Hadi kavuşmaları kokla
Uykunun içinde düş
Düşün içinde gölge
bir ayaklanır
Bir düşer ardın sıra
Uyur uyanık sevi
Ayma düşlere kalma
Geç kalma
Yakala
Bugün varsa
Yakala
Sanrılar yakalamadan
Sabahı yudumla
demli çay bardağı tutar gibi
güneşten sıcak ateşten ılık
sigaranı sarar gibi
Sar kundakla
Açmaz sandıklara
Saklı kuytulara
Belki gün kavuşmanın üzerine doğacak….
Belki…
Sibel Karagöz

Bir Cevap Yazın