zamanlar konuşur

fark edemezsin

zamanın acıtan sesine

kulak vermezsen

konuşur mu dersin

dinlemeyi bilmezsen

duymazsın derim

daha öncekiler gibi

sağırsan duymazsın

evren konuşur zaman dinler

zaman konuşur evren dinler

sen zamana dokundun mu

yanından geçip giden

güne geceye değdin mi

hoşgeldini beş gittini

dilinden düşürdün mü

vedasız bir ayrık otu gibi

dilsiz soyutlamada kaldın

güneşle yandın

yağmurla söndün

feri güne geceye

açıp kapattın

tıpkı bir sokak lambası gibi

titrek cılız kendi direğini

sızlata sızlata

ışıtan

şimdi zaman

sana konuşur mu

bir bayramın ayak sesleri

geliyor

işittin mi

hatırladın mı

kökünü

canına can vereni

duymazsın ki

sağıra ses

köre yüz

lal’e söz

hükümsüzdür

kurban olduğum

Sibel Karagöz

Bir Cevap Yazın