bazen bir yıldız kayar

öyle kanatsız kuşlar gibi

gözlerinin ufkunu açar

düşersin peşine…

o yıldız sis perdesini aralar

adımlar adımlar derken

yer yıldız tarlası

gök masmavi denize

döner de

kayık misali bir sağa bir sola

avuçlarsın yalnızlığı

üstelik

kalabalıklar içinde

yapayalnız hissedersin

ne ekmek

ne su

katıksızdır

düş’ler ,

dile gelir

büyük harflerle

“aidiyet “ der

der de aklın canına düşer

eksiklerin sızlatır

kesiklerin bağırır

içtimaya çıkmış gibi

solunun eksiği

yolunun kesik kesik çizgisi

parmaklarının kesiği

adımlarının siliği

hep bir eksiği

tamamlanmayan

yitiği…

Sibel Karagöz

Bir Cevap Yazın