Güzelsin kır çiçekleri kadar narin
Umudu oldun esmeyen yellerin
Bir şeyler saklı kapalı ellerin
Sahi seni sevdiğimi söylemiş miydim?

Nasıl bekliyorsa doğmayı bir cenin
İşte öyle beklemekteyim
Sonu gelmeyen aşk dolu sözlerin
Sahi seni sevdiğimi söylemiş miydim?

Bir başka oldu tadı karanlık gecelerin
Bir anlam kazandı artık hecelerim
Hep seni anlatıyor dost şiirlerim
Sahi seni sevdiğimi söylemiş miydim?

Uykuya hasret kalsın isterim gözlerin
Hep sana doğru tanrıdan dileklerim
Seni göremeden kapanacak gözlerim
Sahi seni sevdiğimi söylemiş miydim?

Fırtınaya dayanamadı kırıldı dallarım
Karalar kayboldu akla tanıştı saçlarım
Seni andıkça hızlanır kalp atışlarım
Sahi seni sevdiğimi söylemiş miydim?

Bir şeyler var sende bende bir şeyler var
Anlatılmıyor sözle anla artık güzel yar
Açtım kollarımı sonsuza dek beni sar
Sahi seni sevdiğimi söylemiş miydim?

Sana mutluluklar, sana umutlar diliyorum
Biliyor musun gülgoncası seni hala seviyorum…

ŞİİRBAZ
25. Temmuz. 1984

By şiirbaz -emre vehbi alkan

Önce anamın çığlığı yankılanmış dört duvarda. Sonra kıçıma inen tokatlarla benim çığlığım sarmış dört bir yanı. Annemin yorgun ama gülümseyen yüzünü kıskanmış melekler. Babamın telaşlı yüzünü, yeni bir can sahibi olmanın sevinciyle, canının yani annemin acıyan canının hüznünü, bir yüzünde iki duyguyu nasıl taşıdığını hiç kimse görememiş. Dişlerinin arasında parçalanan dudaklarını sadece annem fark etmiş öperken yüzünü. Bir saniyenin ne kadar da uzun olduğunu sadece babalar, babam bilirmiş ben doğarken. Doğmuşum velhasıl. İlk tokadı ebemden yemişim kıçıma. Sonra babam nakşetti avucunun izini yüzüme. Sonra amcalar. Neymiş efendim, duvarlara yazı yazmamalıymışım. Daha sonraları söküp yüreğimi göğsümden avucuna bıraktığım güzeller tokatladı beni. Hem de ne tokat. Dünya döndükçe ben batıya döndüm. Baktım ki ben büyüdükçe hayat da büyüyor, bıraktım ipin ucunu. İstemem büyük olmanın suçunu. Sonra dediler ki her şeyin bir kuralı var. Evet ama ne yaparsın; büyümek için geç kaldım, hep yüreğimden güç aldım. Kırk yıllık bir tomurcuk gibi asılı kaldım gül dalına. Eğer ben açarsam yapraklarımı, sırasını bekliyor sonbahar, biliyorum gözlerini bana dikmiş. Şişşşşt, aman ha duymasın bizi aramızda kalsın, uyandırmayın kerizi...

Bir Cevap Yazın